Peyami Safa'nın Romanlarında Algısal Mekân Olarak Beyoğlu
Program
Authors
Advisor
Date
Language
Type
Publisher:
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Abstract
Yalnızca fiziksel özelliklere sahip bir coğrafi konum olmanın ötesinde, bireylerin duyuları ve zihinsel süreçleri aracılığıyla anlam kazanan mekân, temelde algısal olup, kavrayışla ilişkilidir. Bu bağlamda, mimarlık ve edebiyat disiplinlerini bir araya getiren mekân algısı, her iki disiplinde de insan deneyimini zenginleştirmek ve anlamlandırmak adına ortak bir odak noktasını ifade eder. Mimarlıkta çevre psikolojisi kapsamında ele alınan mekân algısı, edebiyatta ise soyut mekânlar ve duyusal atmosferlerin, kelimeler ile tasvir edilmesi üzerinden ortaya çıkan benzer temaların keşfedilmesini içerir. Bu anlamda edebiyatta algısal mekân, fiziksel gerçekliğin ötesinde, karakterlerin zihinsel dünyaları ve duygusal durumları aracılığıyla oluşturulan bir mekân türüdür. Edebi yapıtlarda sadece fiziksel mekânları betimlemek ile kalmayan yazarlar, aynı zamanda karakterlerin bu mekânları nasıl algıladıklarını, hissettiklerini ve yorumladıklarını da ele alırlar. Buna istinaden tez çalışması, "Edebi eserlerdeki mekân algısı, karakterlere duygusal deneyimler yaşatır." hipotezi üzerinden oluşturulmuştur. Söz konusu hipotez kapsamında şekillenen tez çalışmasının amaçlarından biri, edebi karakterlerin ruh hallerinin, mekânları algılayışlarını nasıl etkilediği sorusunun cevaplanmasıdır. Ayrıca tez çalışması kapsamında, edebi yapıtlardaki mekân atmosferlerinin, karakterlerin duygusal deneyimlerini nasıl şekillendirildiğiyle ilgilenilmiştir. Bu bağlamlarda kurgulanan tez çalışmasının sınırları çizilirken, Cumhuriyet Devri romancılarından olan Peyami Safa'nın romanlarında algısal mekân olarak Beyoğlu'nun ele alınmasına karar verilmiştir. Buna istinaden Peyami Safa'nın Beyoğlu'nu algısal mekân olarak ele aldığı eserlerinden kronolojik sıraya göre; Mahşer, Fatih Harbiye, Bir Tereddüdün Romanı ve Matmazel Noraliya'nın Koltuğu, tez çalışması kapsamında incelenmiştir. Tez çalışmasının sınırları çizilip, kapsamı belirlendikten sonra, araştırma sorularına cevap bulmak adına yapılan literatür taramaları ile kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Söz konusu kuramsal çerçeve kapsamında, incelenmesine karar verilen romanlarda mekânlar, Ramazan Korkmaz'ın, "Romanda Mekân Poetiği ve Çözümlemeler" eserindeki sınıflandırılması ile incelenmiştir. Romanlarda mekânları; çevresel ve algısal olarak ikiye ayıran Korkmaz, algısal mekânlara da açık-geniş ile kapalı-dar olarak yer vermiştir. Korkmaz'ın sınıflandırması kapsamında incelenen romanlarda Beyoğlu'ndaki mekânların algılarının, karakterlerin ruh hallerine göre nasıl işlendiklerinin üzerinde durulmuştur. Bu bilgiler ışığında, tez çalışmasının konusunu oluşturan, Beyoğlu'ndaki mekân atmosferinin, roman karakterlerinin duygusal deneyimlerini nasıl şekillendirdikleri de Zumthor'un atmosfer fenomenolojisi kapsamında değerlendirilmiştir. Söz konusu atmosfer fenomenolojisini; mimari beden, malzeme uyumluluğu, mekânın sesi, mekânın ısısı, kuşatan nesneler, sakinlik ve cazibe arasında, içerisi ve dışarısı arasındaki gerilim, samimiyet seviyeleri, nesnelerin sahip olduğu ışık başlıkları oluştururken, Beyoğlu'nun mekân algısı Zumthor'un atmosfer ilkeleri kapsamında söylem analizi tekniğiyle incelenmiştir. Bu anlamda, tez çalışması kapsamında incelenmesine karar verilen romanlarda, başkarakterlerin Beyoğlu'ndaki mekânları algılayışlarına yer verilen satırlardaki, Zumthor'un fenomenolojik yaklaşımı ile ilişkili olan anahtar kelimeler ön plana çıkarılmıştır. Ayrıca, Zumthor atmosfer ilkelerine dâhil etmese de, eserlerinde tasarım unsuru olarak ön plana çıkardığı bilinen koku ve tat duyuları da, tez çalışmasında metodoloji kapsamında değerlendirilmiştir. Sonuç bölümüne gelindiğinde, tez çalışması kapsamında incelenen romanların başkarakterleri olan; Nihad, Neriman, Muharrir ve Ferit'in içlerinde bulundukları ruh hallerinin, Beyoğlu'ndaki mekânları algılamaları üzerinde nasıl etkili oldukları değerlendirilmiştir. Romanlarında mekânlara, karakterlerin psikolojik dünyalarını aktarma adına bir anlatım aracı olarak yer veren Peyami Safa'nın, mekân atmosferini oluştururken, karakterin ruhsal derinliklerini göz önünde nasıl bulundurduğunun üzerinde de durulmuştur. Buna istinaden roman karakterlerinin; bakış açıları, kişisel dünyaları ve hassasiyetlerinin mekân atmosferini algılamaları ile nasıl bir ilişki içinde olduğu irdelenmiştir.
Description
Yüksek lisans tezi.