Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

IKU University Open Access System serves scientific and artistic products such as books, articles, articles, theses, encyclopedias and works of art produced by our faculty members and students in accordance with international standards and intellectual property rights.

Supported by ©SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Restricted ,
    Sürdürülebilirlik Temalı Reklamlara İlişkin AB Hukukundaki Gelişmeler
    (Seçkin Yayıncılık, 2026)
    GÜNDOĞDU, FATİH
    Son yıllarda tüm dünyada çevre bilincinin artması etkilerini tüketici davranışlarında da göstermiş ve tüketiciler çevre dostu ürün ve hizmetleri tercih eder hale gelmişlerdir. Çevre bilincine sahip tüketicilerin varlığı satıcı ve sağlayıcı konumundaki şirketleri da çevre dostu ürün ve hizmet sunulmasıyla ilgili çalışmalara yönelmiştir. Bu şirketler tüketiciye sundukları mal ya da hizmetlerin tüketici tarafından daha çok ilgi görmesi için, yaptıkları reklamlarda bu mal ya da hizmetlerin çevre dostu olduğunu vurgulamaya başlamışlardır. Ancak piyasaya sunulan ürün ve hizmetin çevreye etkileri bakımından yapılan reklamlarda belirtilen hususlar her zaman gerçeği yansıtmamaktadır. Satıcı ve sağlayıcıların, sundukları mal ve hizmetlerin çevresel etkilerini gizleyerek, bunların iklim üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunmaları ve bir anlamda tüketicinin çevreyle ilgili duyarlılığını kötüye kullanmaları “yeşil aklama” (Greenwashing) olarak adlandırılmaktadır. Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik açısından olumsuz sonuçların doğmasına yol açan bu husus AB Direktifine konu olmuştur. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından yayımlanan 2024/825 AB sayılı Direktif ve henüz yürürlüğe girmemiş 2023 tarihli “Yeşil Beyanlar Direktifi” tüketicilerin ürün ya da hizmet satın alırken çevre dostu seçimler yapmalarına yardımcı olmak amacını taşımaktadır.
  • Item type:Publication, Access status: Restricted ,
    Alman Ceza Hukukunda Finansal Ajan (Finanzagent): Dolandırıcılık Suçuna İştirak ile Kara Para Aklama Suçu Arasındaki Ayrımın Alman Federal Yüksek Mahkemesi İçtihadı Çerçevesinde İncelenmesi
    (Seçkin Yayıncılık, 2026)
    KÖKER, NİLÜFER
    Finansal ajan ((Finanzagent), özellikle malvarlığına karşı işlenen ve banka transferleri aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarında suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin kabulü, aktarılması ve kaynağının gizlenmesi süreçlerinde önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu durum, finansal ajanın öncül suça sağladığı katkının hangi hâllerde dolandırıcılık suçuna iştiraki oluşturacağı, hangi hâllerde ise öncül suçun tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen işlemler nedeniyle ayrıca kara para aklama suçundan sorumluluğun doğacağı sorusunu Alman ceza hukukunun güncel tartışma alanlarından biri hâline getirmiştir. Bu çalışmada öncelikle finansal ajan kavramının hukuki çerçevesi ile uygulamadaki görünümü ortaya konulmuş; ardından finansal ajanın dolandırıcılık suçuna yardım etme ve kara para aklama suçu bakımından cezai sorumluluğuna ilişkin dogmatik esaslar incelenmiştir. Çalışmanın ağırlık noktasını ise Alman Federal Yüksek Mahkemesinin (Bundesgerichtshof - BGH) konuya ilişkin içtihadının kronolojik ve dogmatik analizi oluşturmaktadır. Bu kapsamda, BGH’nin finansal ajanın cezai sorumluluğunun gelişimini şekillendiren 2013-2026 yılları arasında verdiği temel kararlar sistematik biçimde değerlendirilmiş; öncül suça iştirak ile kara para aklama sorumluluğu arasındaki ilişkinin ve özellikle öz aklama (Selbstgeldwäsche) kurumuna ilişkin güncel yaklaşımın zaman içerisindeki gelişimi ortaya konulmuştur. Çalışmada, finansal ajanın cezai sorumluluğunun soyut nitelendirmelerden hareketle değil; somut olayın özellikleri, suç planı içerisindeki fonksiyonel konumu, suç gelirleri üzerindeki fiilî tasarruf imkânı, öncül suçla olan bağlantısı ve kastının kapsamı birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, öncül suça iştirak ile sonradan gerçekleştirilen kara para aklama fiilleri arasındaki dogmatik sınırın belirlenmesinde BGH içtihadının geliştirdiği ölçütlerin sistematik bir bütün oluşturduğu; söz konusu yaklaşımın, Türk ceza hukuku uygulamasında giderek daha sık karşılaşılan benzer uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde de karşılaştırmalı hukuk bakımından önemli ölçüde yol gösterici nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir.
  • Item type:Publication, Access status: Restricted ,
    Özel Borç İlişkilerinde Kanundan Doğan Giderleri ya da Masrafları Ödeme Yükümlülüğünün Karşılıklılık (Synallagma) İlişkisi Bakımından Değerlendirilmesi
    (Seçkin Yayıncılık, 2026)
    ZİYAN, AYŞE
    Bu çalışmada, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) düzenlenen özel borç ilişkilerinde kanundan doğan gider veya masraflara katlanma yükümlülüklerinin, edimler arasındaki karşılıklılık (synallagma) ilişkisi içindeki yeri incelenmektedir. Doktrinde ağırlıklı olarak kabul gören sebep-amaç teorisi ışığında; hizmet sözleşmesinde (TBK m.414), kira sözleşmesinde (TBK m.303, 341), eser sözleşmesinde (TBK m.481) ve vekâlet sözleşmesinde (TBK m.510) yer alan özel düzenlemeler incelenerek, ilgili düzenlemede yer alan edimin niteliği de yer verilerek, gider ya da masraf ödeme borçlarının karşılıklılık ilişkisindeki yeri ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
  • Item type:Publication, Access status: Restricted ,
    Belirsiz Alacak Davasının Kanundan Kaldırılmasının Düşündürdükleri
    (Seçkin Yayıncılık, 2026)
    PEKCANITEZ, HAKAN
    ;
    SİMİL, CEMİL
    Bu çalışma, 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davasına ilişkin hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndan kaldırılmasını ve bunun doğurduğu boşluğun giderilmesi amacıyla kısmî davayı düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesine eklenen dördüncü fıkranın sonuçlarını incelemektedir. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasının doğru olmadığı zaman içinde görülecektir. Kısmî dava, hiçbir koşulda belirsiz alacak davasının sağladığı hukukî korumayı sağlayamaz. Birbirinden tamamen farklı niteliğe, özelliğe, koşullara ve sonuçlara sahip olan iki ayrı dava çeşidinin zorlama ile tek dava hâline getirilmek istenmesi başka sorunların doğmasına sebep olmuştur. Kısmî davada yapılan bu değişiklik medenî usûl hukukunun temel ilkelerine aykırı yorumların yapılmasına ve uygulamaların gelişmesine zemin hazırlamıştır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    The Effect of Artificial Intelligence Anxiety on Turnover Intention: A Study on Hotel Enterprises
    (Ahmet Fidan, 2026)
    GÜNDOĞAN, HİLAL
    The increasing integration of artificial intelligence technologies into business processes significantly influences employees’ perceptions and anxiety levels regarding these technologies. Accordingly, this study aims to examine the impact of artificial intelligence anxiety on employees’ turnover intentions. The population of the study consists of individuals employed in five-star hotel enterprises operating in Istanbul. The research sample was selected using convenience sampling. Data collection was conducted via a questionnaire administered to 400 participants. Primary statistical analyses of the obtained data were performed using SPSS 21, while SmartPLS 3 was used to test the research model and hypotheses. The research results indicate that artificial intelligence anxiety has a positive impact on turnover intention. Furthermore, it was determined that the learning and job replacement dimensions of artificial intelligence anxiety exert a positive influence on turnover intention. However, the findings suggest that sociotechnical blindness and artificial intelligence configuration dimensions of artificial intelligence anxiety do not have a significant impact on turnover intention. In line with the findings, theoretical and practical recommendations have been presented.