Publication:
İş Hukukunda İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması

Loading...
Thumbnail Image

Date

Institution Authors

Organizational Units

Advisor

item.page.editor

Editor

Department

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

DOI

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Son yıllarda kişisel verilerin korunması, giderek daha fazla önem kazanan bir konu haline gelmiştir ve hayatın her alanında karşımıza çıkmaya başlamıştır. Kişisel verilerin korunması hususunun gündeme gelmesi ile birlikte kişisel verileri işleme faaliyeti de önem kazanmıştır. Veri sorumluları tarafından işlenen kişisel verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde kişisel verilerin ihlali söz konusu olacaktır. İş sözleşmesi ilişkisi kapsamında işveren ve işçi arasında bir denge bulunmaktadır. İşveren, işçiye kıyasla daha güçlü bir konumda olsa da bu durum, işçinin tamamen korumasız olduğu anlamına gelmemektedir. İş ilişkisi süresince işverenin, işçiyi gözetme borcu bulunmaktadır. İş ilişkisi kapsamında kişisel verilerin işlenmesi, sıkça tartışılan bir konudur. İşe alım sürecinden ve iş görüşmelerinden itibaren başlayan kişisel veri işleme faaliyeti, iş ilişkisinin devamında da sürmektedir. İş görüşmeleri sırasında işveren, aday işçiye yönelttiği sorular aracılığıyla kişisel veri işleme sürecine başlatmaktadır. Ancak aday işçi ile işveren arasında henüz bir iş sözleşmesi ilişkisi kurulmadığından, olası bir kişisel veri ihlali durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre culpa in contrahendo (sözleşme görüşmelerinde kusur) sorumluluğu doğabilecektir. İşverenler tarafından işçilerin kişisel verileri işlenirken bu veri işleme faaliyetinin temelde mevzuata, özellikle Kişisel Verilerin Korunması Kanununa ve kişisel verilerin işlenmesindeki genel ilkelere uygun olması gerekmektedir. İşçinin kişisel verileri yasal olarak korunmaktadır. Kimi durumlarda işçinin kişisel verileri ancak işçinin açık rızası olması halinde işlenebilecektir. İşçinin; adı, soyadı, adresi, ikametgâh bilgileri, medeni hâli, aile bilgileri, siyasi görüşü, dini inancı, dili, ırkı, etnik kökeni, vakıf ve dernek üyelikleri gibi bilgileri kişisel verileri kapsamında değerlendirilmektedir. İşveren, hem iş görüşmeleri sırasında hem de iş sözleşmesi kurulduktan sonra işin yürütülmesi için bu bilgilere ihtiyaç duyabilmektedir. İşte bu noktada kişisel veri işleme faaliyeti başlamaktadır. İşveren; kimi zaman aday işçiye ve işçiye yönelttiği sorularla, kimi zaman çeşitli test ve değerlendirmelerle, kimi zaman da formlar doldurtarak kişisel veri işleme sürecini yürütmektedir. Bu kapsamda işverenin başvurabileceği birçok yöntem bulunmakta olup, kullanılacak yöntemler işin niteliğine göre değişiklik gösterebilmektedir. İş sözleşmesi çerçevesinde işveren, işin gereklilikleri doğrultusunda parmak izi tanıma sistemleri, ses kaydı, kamera izleme, görüntüleme ve kaydetme yöntemlerine başvurabilmektedir. Ancak, bu yöntemlerin uygulanabilmesi için işin gereği olarak zorunlu olması ve başka bir yöntemle işin yürütülememesi gerekmektedir. Öte yandan işverenin, işçilerin kişisel verilerine her durumda müdahale edemeyeceği alanlar da bulunmaktadır. Ancak bazı durumlarda işveren, hukuka uygunluk nedenleri kapsamında işçilerin kişisel verilerini işleyebilecektir. Bunun yanı sıra işçilerin özel nitelikli kişisel verileri de bulunmaktadır ve bu veriler çoğu zaman Anayasal koruma altındadır.

Description

Journal or Series

ISSN

ISBN

Rights

info:eu-repo/semantics/openAccess

Citation

KARAUĞUZ GÜLER, H. (2025). İş hukukunda işçinin kişisel verilerinin korunması (Tez No. 935699) [Yüksek lisans tezi, İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ].

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

Related Patent

Related Goal

Google Scholar
Scholar'da Ara ↗
Bu yayında DOI yok — Altmetric/Dimensions/PlumX/BIP! rozetleri DOI gerektirir.