Publication: Tarih ve Tarihî Roman Arasındaki İlişki Tarihî Romanda Kişiler
Program
Authors
Çelik, Yakup
Advisor
Date
Language
Type
Publisher:
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Abstract
Tarih, bugün ile geçmiş arasında bitmez tükenmez bir
diyalogdur. Geçmişin var olabilmesi için tarihçiye ihtiyaç vardır.
Tarihsel gerçeklik ancak tarihçinin başvurusu sonucu bir değer
kazanır. Biz tarihten, kayıt tutan tarihçinin yaptığı seçmeler ve
değerlendirmeler seviyesinde bilgi alırız. Tarihçi elde ettiği
malzemeden önce bir seçme yapar, sonra da kendi dünya
görüşüne göre yorumlar.
Tarihsel olayların aktarılması sübjektif karakterlidir. Tarihçi,
kendi düşünce yapısını - ister istemez - metin haline dönüştürme
sürecinde işin içine katar. İlk elde erozyona uğrayan tarih, tarihî
roman süzgecinde kurgu denilen ikinci bir değişime girer. Roman
yazarı, tarihçinin malzemesini alır, bilinmeyenler üzerine de bir
kurgu oluşturarak tarih malzemesini yeniden insanların dikkatine
sunar. Yazar, tarihsel gerçekliğin üzerine, tarihsel olmayan,
kurguya dayalı insan faktörünü ve onun yine tarihe konu
olmayacak çevresini yerleştirerek eserini meydana getirir. Roman,
tarihsel gerçekliği çok fazla belirginleştirince bilimsel
bulunacaktır. Tarihsel gerçekliği yansıtmadığı takdirde de
kurmaca değerlendirmesi yapılacaktır. Yazılmış olan tarihî
romanların büyük çoğunluğu, tarihî bilgi ile kurgu arası bir
yerdedir. Tarihî roman, tarihin yansıması değildir. Tarihin
kurgulanarak yeniden yorumlanma noktasıdır.
Tarih, belgelerin ve daha önce yazılmış tarihlerin ışığında, günün
getirdiklerinin de hesaba katılarak yorumlanması sonucu ortaya
çıkar. Roman ise, tarihsel gerçekliğin romancının
muhayyilesinde yeniden, herhangi bir kitaba bağlı kalmaksızın,
tarihsel önem göz önünde tutulmaksızın kurgulanması
sonucunda oluşur. Bu sebeple, birinde öğretme veya bilgi verme,
diğerinde itibarî bir dünyanın yansıtılması söz konusudur.