Welcome to IKU Institutional Repository
OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.
IKU University Open Access System serves scientific and artistic products such as books, articles, articles, theses, encyclopedias and works of art produced by our faculty members and students in accordance with international standards and intellectual property rights.

Recent Submissions
Item type:Publication, Access status: Restricted , Belirsiz Alacak Davasının Kanundan Kaldırılmasının Düşündürdükleri(Seçkin Yayıncılık, 2026) ;PEKCANITEZ, HAKANSİMİL, CEMİLBu çalışma, 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davasına ilişkin hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndan kaldırılmasını ve bunun doğurduğu boşluğun giderilmesi amacıyla kısmî davayı düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesine eklenen dördüncü fıkranın sonuçlarını incelemektedir. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasının doğru olmadığı zaman içinde görülecektir. Kısmî dava, hiçbir koşulda belirsiz alacak davasının sağladığı hukukî korumayı sağlayamaz. Birbirinden tamamen farklı niteliğe, özelliğe, koşullara ve sonuçlara sahip olan iki ayrı dava çeşidinin zorlama ile tek dava hâline getirilmek istenmesi başka sorunların doğmasına sebep olmuştur. Kısmî davada yapılan bu değişiklik medenî usûl hukukunun temel ilkelerine aykırı yorumların yapılmasına ve uygulamaların gelişmesine zemin hazırlamıştır.Item type:Publication, Access status: Open Access , The Effect of Artificial Intelligence Anxiety on Turnover Intention: A Study on Hotel Enterprises(Ahmet Fidan, 2026)GÜNDOĞAN, HİLALThe increasing integration of artificial intelligence technologies into business processes significantly influences employees’ perceptions and anxiety levels regarding these technologies. Accordingly, this study aims to examine the impact of artificial intelligence anxiety on employees’ turnover intentions. The population of the study consists of individuals employed in five-star hotel enterprises operating in Istanbul. The research sample was selected using convenience sampling. Data collection was conducted via a questionnaire administered to 400 participants. Primary statistical analyses of the obtained data were performed using SPSS 21, while SmartPLS 3 was used to test the research model and hypotheses. The research results indicate that artificial intelligence anxiety has a positive impact on turnover intention. Furthermore, it was determined that the learning and job replacement dimensions of artificial intelligence anxiety exert a positive influence on turnover intention. However, the findings suggest that sociotechnical blindness and artificial intelligence configuration dimensions of artificial intelligence anxiety do not have a significant impact on turnover intention. In line with the findings, theoretical and practical recommendations have been presented.Item type:Publication, Access status: Open Access , Kentsel Yön Bulma Deneyiminde Tipografinin Rolü: Bilgilendirme Tasarımı Üzerine Analitik Bir İnceleme(Ahmet Fidan, 2026)SÖZÜNERİ, GÖKNURBu çalışma, kentsel yön bulma sistemlerinde tipografinin rolünü bilgilendirme tasarımı perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüz kentlerinde artan mekânsal karmaşıklık, kullanıcıların yön bulma süreçlerini zorlaştırmakta; bu durum, görsel iletişim sistemlerinin etkinliğini kritik hâle getirmektedir. Bu bağlamda tipografi, bilginin düzenlenmesi, önceliklendirilmesi ve kullanıcıya aktarılması sürecinde temel bir tasarım bileşeni olarak öne çıkmaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde tasarlanmış olup, görsel analiz ve örnek olay incelemesi yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini İstanbul Gayrettepe Metro İstasyonu (M11 hattı) oluşturmakta ve istasyonda yer alan beş yönlendirme tabelası analiz edilmiştir. Analiz sürecinde tipografik unsurlar; okunabilirlik, görsel hiyerarşi, kontrast ve ölçek kriterleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, yönlendirme sistemlerinde tipografinin kullanıcı algısını doğrudan yönlendiren stratejik bir tasarım unsur olduğunu göstermektedir. Sans-serif karakter kullanımı ve yüksek kontrastlı tasarım yaklaşımı okunabilirliği artırırken, hiyerarşik düzen kullanıcıların bilgiye hızlı erişimini desteklemektedir. Bununla birlikte, bilgi yoğunluğu ve bazı alanlarda gözlemlenen tipografik sıkışmaların algısal yükü artırdığı ve yön bulma sürecini kısmen zorlaştırdığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, tipografinin yönlendirme sistemlerinde yalnızca estetik bir unsur değil, kullanıcı davranışını yönlendiren işlevsel bir iletişim aracı olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma, tipografik parametreler üzerinden yönlendirme sistemlerini analiz eden sistematik bir değerlendirme çerçevesi sunarak bilgilendirme tasarımı literatürüne katkı sağlamaktadır.Item type:Publication, Access status: Open Access , Halkla İlişkiler Sürecinin Dört Adımında Yeni Teknolojiler Ve Yapay Zekânın Rolü(Deniz Yengin, 2026)ZEYBEK, IŞILDijitalleşmeyle birlikte halkla ilişkiler iki yönden dönüşmüştür. Bir yandan kullandığı araçlar yenilenmiştir, bir yandan da işleyiş süreçleri değişmiştir. Yeni teknolojiler, kampanyaları tek yönlü iletişim araçları olmaktan çıkarmakta ve onları tüketici ile marka arasında deneyim temelli bağlar kuran yapılara dönüştürmektedir. Aynı dönemde yapay zekâ araçları da uzmanın dinleme, içerik üretme ve ölçme gibi işlerini hızlandırmaktadır. Bu çalışma, söz konusu iki gelişmeyi ayrı ayrı değil, halkla ilişkilerin araştırma, planlama, uygulama ve değerlendirme olan dört adımı üzerinden bir arada incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel desende kurgulanan ve doküman analizine dayanan araştırmanın inceleme birimleri, alandaki güncel çalışmalardan derlenen sürdürülebilirlik odaklı yedi dijital kampanya ile halkla ilişkilerde kullanılabilen Türkiye kökenli beş yapay zekâ aracından oluşmaktadır. Bu ikincil veriler dört adıma yerleştirilerek yeniden çözümlenmektedir. Bulgular, kampanyaların ağırlıklı olarak uygulama adımında, yani deneyim üretiminde yoğunlaştığını göstermektedir. Yapay zekâ destekli araçlar ise sürecin araştırma ve değerlendirme adımlarını, başka deyişle dinleme ve ölçme işlevlerini güçlendirmektedir. İki yönelim böylece birbirlerinin sınırlılıklarını tamamlamaktadır. Çalışma, dört adımı yeni teknolojiler ve yapay zekâ araçlarıyla eşleştiren bir dört aşamalı değerlendirme çerçevesi önermektedir. Bu çerçeve hem alanyazına kapsamlı bir bakış sunmakta hem de uzmanlar için yol gösterici bir nitelik taşımaktadır.Item type:Publication, Access status: Open Access , Sinema Jeneriklerinde Görsel Dil: Saul Bass Örneği(Deniz Yengin, 2026)SÖZÜNERİ, GÖKNURBu çalışma, sinema jenerik tasarımlarında görsel dilin hareket, ritim ve tipografi aracılığıyla nasıl anlatı kurucu bir işlev üstlendiğini incelemektedir. Saul Bass’ın tasarım yaklaşımı üzerinden jeneriklerin yalnızca bilgilendirme işlevi taşıyan yan metinsel öğeler değil, film anlatısının bütüncül bir parçası olduğu değerlendirilmektedir. Çalışmanın özgün katkısı; tipografi, hareket ve ritim, kompozisyon, görsel hiyerarşi ile kavramsal/metaforik temsil boyutlarını aynı karşılaştırmalı analiz çerçevesinde ele alarak örnekler arasındaki benzerlik ve farklılıkları görünür kılmasında yatmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; literatür taraması ve görsel analiz teknikleri birlikte kullanılmıştır. Saul Bass’ın tasarladığı Saint Joan (1957), Bonjour Tristesse (1958), Vertigo (1958) ve Psycho (1960) filmlerinin jenerik sekansları amaçlı örnekleme yoluyla seçilmiş; tipografik yapı, hareket ve ritim, kompozisyon düzeni, görsel hiyerarşi ve kavramsal/metaforik temsil olmak üzere beş ölçüt üzerinden karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Bulgular, hareket, ritim ve tipografinin anlatı kurucu bileşenler olarak işlev gördüğünü; Bass’ın minimal ve metaforik görsel dilinin izleyici dikkatini yönlendirme potansiyeli taşıdığını ve film atmosferinin kurulmasına katkı sağladığını göstermektedir. Sonuç olarak Bass’ın yaklaşımı, modern sinema ve hareketli grafik tasarım açısından önemli bir tarihsel ve tasarımsal referans oluşturmaktadır.
