Welcome to IKU Institutional Repository
OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Recent Submissions
Item type:Publication, Access status: Open Access , Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetiminde Geleneksel Yöntemler ile Blok Zinciri Tabanlı Yaklaşımların Karşılaştırmalı Analizi(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) BAYRAKAL, ŞEYMA NUR; Murat Taha BilişikBu tezde, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi (STZY) alanında geleneksel yöntemler ile blok zinciri teknolojisine dayalı uygulamalar karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Tez çalışmasının temel amacı, blok zincirinin şeffaflık, izlenebilirlik, maliyet etkinliği ve yasal uyum gibi sürdürülebilirlik kriterleri açısından geleneksel yöntemlere göre sunduğu avantaj ve dezavantajları ortaya koymaktır. Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi kullanılarak kriterler ağırlıklandırılmış ve karar vericilerin görüşlerine dayalı olarak alternatifler değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, blok zinciri tabanlı sistemlerin sürdürülebilirlik açısından geleneksel yöntemlere göre daha avantajlı olduğu görülmüştür.Item type:Publication, Access status: Open Access , Kıymetli Evrakın Dijitalleşme Süreci: Alman eWpG Modeli ve Türk Hukukunda Elektronik Kambiyo Senetlerinin Uygulanabilirliği(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) TORAMAN, BUSE NİRAN BEYHAN; Muharrem TütüncüBu çalışmanın konusu teknolojide yaşanan gelişmeler, insanlar arasındaki etkileşimde yaşanan artış ve bu gelişim ve etkileşimin bir sonucu olarak ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar doğrultusunda kıymetli evrakın kağıt temelli geleneksel yapısının terk edilerek elektronik hale gelmesine ilişkin Almanya'da 9 Haziran 2021'de yürürlüğe giren Alman Elektronik Kıymetli Evrak Kanunu (eWpG) ışığında, Türkiye'de elektronik kıymetli evrak düzenlemesinin karşılaştırmalı bir perspektifle anlatılmasına ilişkindir. Çalışmanın amacı, hali hazırda elektronik olarak düzenlenmesi kabul edilmiş kıymetli evrakların yanında henüz yasal olarak elektronik şekilde düzenlenmesi mümkün olmayan kıymetli evrakaların da uluslarası alanda yaşanan gelişmeler göz önüne alınarak elektronik olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği, bu düzenlemelerin nasıl gerçekleştirilebileceği ve yaşanabilecek olumsuzlukları okuyucuya aktarmaktadır. Sorunların incelenmesi, karşılaştırmalı hukuk metodu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kıymetli evraka ilişkin temel özelliklere değinilmiş, ardından Almanya'da yürürlüğe giren eWpG'ye yönelik incelemelerde bulunulmuş ve son olarak Türkiye'de yasal olarak düzenlenebilen kıymetli evraklar ile henüz yasal olarak düzenlenmesi mümkün olmayan kıymetli evraklara ilişkin anlatımlarda bulunulmuştur. Bu çalışma, bizlere uluslararası alanda kabul görmüş elektronikleşme çalışmalarının ülkemizde de uygulanabilir olduğunu ve bu yöndeki çalışmaların hali hazırda devam ettiğini, elektronikleşme sürecinin bazı sorunları beraberinde getirecek olmasına karşın, ilgili sorunların, yaşanabilecek sorunlara karşın makul ve mantıklı çözümlerin içerisinde yer aldığı yeknesak hukuki düzenlemeler ile üstesinden gelinebileceğini göstermiştir. Elektronik kıymetli evrakın, ülkemizde uygulanabilmesi ve kabul görebilmesi için yapılması gereken; hukuki ve teknik altyapının hazırlanması ile bu kıymetli evraktan yararlanacak tarafların bilinçlendirilerek gerekli eğitim ve teşvik mekanizmalarının oluşturulmasıdır.Item type:Publication, Access status: Open Access , Müze Kavramının Değişen Tanımı ve Sanat Müzelerinin Evrimi(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) ACARLI, ŞEHBAL SEZEN; Beste Gökçe ParsehyanBu tez, müze kavramının tarihsel süreç içindeki dönüşümünü ve küresel ölçekte geçirdiği yapısal değişimleri incelemektedir. Britanya Müzesi, Prado Müzesi, Kunstkamera Müzesi, Altes Müzesi, Pekin Ulusal Müzesi, Louvre Müzesi ve Louvre Abu Dhabi Müzesi gibi farklı kültürel coğrafyalara ait müzeler, kuruluş süreçleri, misyonları, yönetim yapıları, koleksiyon edinme yöntemleri ve dijitalleşme çalışmaları açısından karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Tezde, müzelerin yalnızca eser sergileyen kurumlar olmaktan çıkıp, uluslararası kültürel aktörler haline geldikleri ve bu süreçte özellikle şubeleşme stratejilerinin ön plana çıktığı savunulmaktadır. Araştırmada, tarihsel ve toplumsal dinamiklerin müzelerin yapısını nasıl dönüştürdüğü ve Orta Doğu'nun özellikle Louvre Abu Dhabi örneği üzerinden küresel kültürel sahnede nasıl yükselen bir aktör haline geldiği ortaya konulmuştur. Modern müzeciliğin, eğitim, iletişim, kültürel diplomasi ve ekonomik işlevleri kapsayan çok yönlü bir yapıya evrildiği vurgulanmış; müzelerin çağa uyum sağlayabilmeleri için dijitalleşme, şubeleşme ve toplumla aktif etkileşim stratejileri geliştirmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Item type:Publication, Access status: Open Access , Dijital Reklamcılıkta Üretken Yapay Zekânın Yeri ve Yeni Üretim Pratikleri(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) KAYCAN, GİZEM; Ceren BilgiciBu tez çalışması, dijital reklamcılık alanında üretken yapay zekâ teknolojilerinin yükselişini ve bu teknolojilerin sektörde nasıl bir dönüşüm yarattığını kapsamlı biçimde incelemektedir. 21. yüzyılda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte reklamcılık sektörü, yalnızca kullanılan mecralar bakımından değil aynı zamanda üretim süreçleri, içerik tasarımı, hedefleme yöntemleri ve iş gücü yapısı bakımından da bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşümün en belirgin boyutlarından biri, üretken yapay zekâ teknolojilerinin reklamcılık uygulama ve pratiklerine entegre olması olmuştur. Geleneksel reklamcılıktan dijital reklamcılığa geçiş, internetin yaygınlaşması ve web teknolojilerinin de gelişmesiyle birlikte hızlanmaktadır. Özellikle sosyal medya, mobil uygulamalar ve hedefli reklam sistemleri gibi yeni araçlarla reklamcılık daha interaktif, veriye dayalı ve kişiselleştirilebilir bir yapıya bürünmektedir. Bu süreçte yapay zekâ, veri analizi, kullanıcı davranışlarının öngörülmesi ve otomasyon gibi işlevlerde etkili bir rol üstlenmektedir. Bu dönemde ise üretken yapay zekâ uygulamalarının gelişmesiyle birlikte doğrudan içerik üretme süreçlerine dahil olmaktadır. Metin, görsel, ses ve video içeriklerinin insan müdahalesi olmadan oluşturulabilmesi, reklamcılık sektörünün yaratıcı doğasında yeni bir dönüşüm yaratmaktadır. Tezin temeli üretken yapay zekâ teknolojilerinin dijital reklamcılık pratiklerini nasıl dönüştürdüğü, sektörde çalışan bireylerin bu değişime nasıl uyum sağladıkları ve gelecekte bu teknolojilerin reklamcılık mesleği üzerindeki etkilerinin ne olabileceği sorularına yanıt aramaktır. Nitel bir araştırma olarak kurgulanmış çalışmada kapsamında veri toplama tekniği olarak derinlemesine görüşme kullanılmıştır. Bulgular betimsel analiz ile incelenmiştir. İstanbul merkezli reklam ajanslarında reklam sürecinde çalışan yaratıcı ekip üyeleri, stratejistler ve yöneticilerle 15 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde katılımcıların üretken yapay zekâyla ilgili bilgi düzeyleri, deneyimleri, beklentileri, kaygıları ve öngörüleri analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen bulgular doğrultusunda yapay zekâ kullanan sektör çalışanlarının büyük çoğunluğunun yapay zekâyı özellikle içerik üretimi, grafik tasarım ve dijital pazarlama alanlarında yoğun biçimde iş süreçlerine entegre ettikleri görülmektedir. Katılımcılar tarafından yapay zekâ doğrudan yaratıcı değil, ancak yaratıcı süreci hızlandıran ve destekleyen bir araç olarak görülmektedir. Yapay zekâ kişiselleştirme ve hedeflemede etkili olsa da sezgisel yaratıcılığın yerini alamamaktadır. Katılımcılar açısından etik ve veri gizliliği konularında kaygılar öne çıkmakta, şeffaflık beklentisi yaygındır. Reklam ajanslarında roller dönüşmektedir; uygulayıcı roller zayıflarken yaratıcı karar vericilik öne çıkmaktadır. Katılımcıların büyük kısmı yapay zekâyı faydalı bulmakla birlikte, duygusal mesafe ve güvensizlik hisleri dikkat çekmektedir.Item type:Publication, Access status: Open Access , Dijital Dünyada Marka İhlali: Türkiye, Fransa, Amerika ve Almanya'da İnternet Reklamcılığı Yoluyla Gerçekleşen Marka İhlallerinin Karşılaştırmalı Analizi(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) BAYTAR, SEDA ALKANAT; Tuğçe Ezgi Soyaltınİnternetin her alandaki hızlı yayılımı, işletmelerin tüketicilerle etkileşim kurma, markalarını tanıtma ve ticaret şeklini tamamen değiştirmiştir. Ancak bu dijital dönüşüm yeni zorlukları da beraberinde getirmiştir. Dijital dünyada yaşanan marka ihlallerindeki artış da bu zorluklardan en çok karşılaşılanıdır. Çalışmamızda dijital dünyada en sık yaşanan marka hakkı ihlal türlerinden olan internet reklamcılığı yoluyla gerçekleşen marka hakkı ihlali üzerinde durulmuştur. Dijital dünyada gerçekleşen marka hakkı ihlallerinin tespitinde Türkiye ve yabancı ülkeler arasında görüş birliği yoktur. Ayrıca internet servis sağlayıcılarının marka hakkı ihlalleri konusundaki sorumlulukları da yine görüş birliğine varılamayan bir diğer konudur. Bu çalışma doktrin ve emsal nihayetinde olan mahkeme kararlarının araştırılarak sentezlendiği bir temele oturmaktadır. Çalışmada ABD Federal Mahkemesi, Almanya ve Fransa Mahkemeleri, Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Türkiye'de de Yargıtay'ın konuyla ilgili önemli kararlarına yer verilmektedir. Ayrıca konu ilgili temel ve yardımcı eserlerden de faydalanılmaktadır. AB ve ABD Hukukundaki düzenlemeler teknik olarak Türk Hukukundaki düzenlemelere kıyasla daha üst seviyede olduğu için yapılacak olan yeni düzenlemelerde bu ülkelerin hukuk sistemlerinden fayda sağlamak olasıdır. Son zamanlarda Türkiye'de dijital dünyada internet reklamcılığı yoluyla meydana gelen marka ihlallerine yönelik olarak kanuni düzenlemeler üzerine çalışılmaktadır. Uygulamada var olan düzenlemelere ek olarak, Yargıtay kararlarından faydalanarak yaşanan her bir olaya göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. Yapılan bu değerlendirme ticari hayatta yaşanan yenilik ve değişikliklere göre şekillenmelidir. Verilen kararlarda internet reklamcılığı konusunda; reklamcılar, internet servis sağlayıcıları, marka hakkı sahipleri ve tüketiciler arasındaki dengenin sağlanması gerekmektedir. Bu araştırma, dijital çağda markaların korunması için etkili, düzenleyici tepkilerin gerekliliğini vurgulamakta, işletmeler, hukukçular ve politika yapıcılar için çıkarımlar sunmaktadır. Teknolojik gelişmelerin etkisi büyümeye devam ederken bu çalışmanın bulguları, hızla evrilen dijital ortamda marka koruması ve politika geliştirme konusunda devam eden tartışmalara katkıda bulunmaktadır.
