Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Supported by @SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Doğa Eğitimi Alma Durumlarına göre Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Doğaya İlişkin Algılarının İncelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) ÇETİN, HİLAL; Emine Hande Aydos
    Bu çalışma, farklı yerleşim yerlerinde yaşayan ve doğa temelli eğitim alan veya almayan okul öncesi dönem çocuklarının doğaya ilişkin algılarını çizimleri ve görüşleri aracılığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Literatür incelendiğinde, çocuk çizimleri ve görüşmeleri aracılığıyla doğa algısını inceleyen çalışmaların sınırlı sayıda olduğu ve bu çalışmaların çocukların yaşadığı çevresel bağlam ile doğa eğitimi alma durumlarını karşılaştırmalı olarak ele almadığı görülmüştür. Bu araştırma, ilgili alandaki bu boşluğu gidermeye yönelik olarak tasarlanmış ve elde edilen bulguların eğitim politikaları ile erken çocukluk eğitimine katkı sağlaması hedeflenmiştir. Araştırmada, temel nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup maksimum çeşitlilik örnekleme kullanılmış ve veri toplama araçları olarak araştırmacının yönergesi doğrultusunda resmedilmiş çocuk çizimleri ile araştırmacı tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Çalışma grubu; büyükşehir, küçük şehir ve kırsalda yaşayan 48-72 aylık, doğa temelli eğitim alan ve almayan 60 çocuktan oluşmaktadır. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle incelenmiş, temalara ve kategorilere ayrılarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma bulguları, doğa eğitimi alan çocukların doğa algılarının, doğa eğitimi almayan çocuklara kıyasla daha detaylı ve zengin olduğunu göstermiştir. Doğa eğitimi alan çocuklar doğayı daha çok keşif, gözlem ve deneyim bağlamında ifade ederken; doğa eğitimi almayan çocukların doğayı daha çok oyun ve eğlenceyle ilişkilendirdiği görülmüştür. Çocukların yaşadığı çevre koşulları da doğa algılarında önemli bir değişken olarak ortaya çıkmıştır. Büyükşehirde yaşayan çocukların doğayı daha çok yapay unsurlarla bütünleşik şekilde resmettikleri; küçük şehirde yaşayan çocukların bitki türleri ve mevsimsel döngülere daha fazla dikkat ettikleri; kırsalda yaşayan çocukların ise doğayı sosyal bağlamda, aile, arkadaş ve hayvanlarla etkileşim üzerinden algıladıkları tespit edilmiştir. Çocukların doğada vakit geçirme tercihleri ve bu sürecin sosyal boyutları da araştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Doğa eğitimi alan çocukların doğada vakit geçirirken keşfetme ve gözlem yapma eylemlerine yöneldikleri, doğa eğitimi almayan çocukların ise daha çok oyun ve eğlence odaklı faaliyetleri tercih ettikleri belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, doğa temelli eğitimlerin çocukların çevresel farkındalıklarını ve doğaya yönelik algılarını olumlu yönde geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, çocukların doğa algılarının yaşadıkları çevrenin özellikleri, sosyal etkileşimleri ve aldıkları eğitimin niteliğine bağlı olarak şekillendiği görülmüştür. Çalışma, doğa temelli eğitim programlarının içerik ve nitelik açısından zenginleştirilmesi gerektiğine işaret etmekte; doğayla etkileşim fırsatlarının artırılmasının, erken çocukluk döneminde çevre bilincini güçlendireceğini vurgulamaktadır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Namık Kemal'in Şiirlerinin Söz Dizini (Sıklık-Dil-Kavram)
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) GÜNDOĞAN, MEHMET ALİ; Emre Berkan Yeni
    Bu tez, Tanzimat dönemi edebiyatının öncü isimlerinden Namık Kemal'in şiirlerini; sıklık, dil ve kavram boyutlarıyla çok yönlü olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Şairin sözcük tercihlerine, bu sözcüklerin şiirlerdeki işlevine ve kavramsal derinliğine odaklanan çalışmada, onun şiirsel evreni sistematik bir yaklaşımla çözümlenmiştir. Çalışmanın teknik bakımından eksiksiz olması için Namık Kemal'in tüm şiirleri (roman ve tiyatro gibi tüm eserlerinde geçen şiirler ve dizeler de dâhil) Önder Göçgün'e ait "Namık Kemal'in Şairliği ve Bütün Şiirleri" adlı kitabından alınmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, Namık Kemal'in yazdığı tüm şiirler taranarak en sık kullanılan sözcükler nicel yöntemlerle belirlenmiştir. Söz dizini analizi sonucunda elde edilen veriler, şairin duygu ve düşünce dünyasının izlerini taşıyan anahtar kelimeleri ortaya çıkarmıştır. Cümle içerisinde görevli sözcükler (ve, dahi, da, bir, vb.) dışında anlam dünyasıyla var olup birer kavram olarak en çok tekrar edilen, sırasıyla aşk (418), dil (412), cân (287), âlem (259), feyz (204), dâğ (188), hûn (164), mihr (153), cihân (135) ve sîne (133) kavramları tespit edilmiştir. Bu sıklık verileri üzerinden yapılan değerlendirme, şairin şiirlerinde ağırlıklı olarak duygu merkezli, tasavvufi çağrışımlara açık ve estetik yoğunluğu yüksek kavramları tercih ettiğini ortaya koymuştur. "Aşk", "cân", "sîne" gibi kelimelerin yoğunluğu, kullanılış biçimleri ve anlam dünyaları, Namık Kemal'in şiirlerinde bireysel tutkulara, içsel çalkantılara ve idealist bir sevgi anlayışına sıkça yer verdiğini gösterecek olup çalışmanın "Kavram" bölümünde detaylı biçimde incelenmiştir. Çalışmanın devamında bu sözcüklerin kavram alanları ve anlam çerçeveleri analiz edilerek şairin bu kavramların herkesçe bilinen anlam dünyaları dışında Namık Kemal'e özgü olarak başka hangi kavramlarla ilişki ağı oluşturduğu ve anlam evreninin hangi yönlerde genişlediği tespit edilmiştir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Resimli Çocuk Kitaplarıyla Çocuklar için Felsefe: Öğretmenlerin Görüşleri
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) SANCAK, AMİNE; Işıl Taş
    Bu araştırma, öğretmen görüşleri doğrultusunda, Çocuklar için Felsefe (P4C) etkinliklerinde resimli çocuk kitaplarını kullanma amaçlarını, uygulama süreçlerine ilişkin deneyimlerini, tercih edilen kitapların içerik ve biçimsel özelliklerini ve bu etkinliklerin çocukların gelişimine etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın modeli temel nitel araştırmadır. Araştırmanın katılımcılarını, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan, Çocuklar için Felsefe (P4C) eğitimi almış ve en az iki aydır Çocuklar için Felsefe etkinlikleri uygulayan toplam 10 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar, bu üç ölçüt temel alınarak amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniğiyle belirlenmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış; elde edilen görüşmeler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmenlerin resimli çocuk kitaplarını yalnızca görsel açıdan zengin materyaller olarak değil, aynı zamanda çocukların düşünme, sorgulama, empati kurma ve kendini ifade etme becerilerini destekleyen etkili uyaranlar olarak değerlendirdiklerini ortaya koymuştur. Öğretmenlerin kitap seçiminde özellikle görsel estetik, çocukların gelişim düzeyine uygunluk, sade ve anlaşılır dil kullanımı, açık uçlu temaların bulunması ve ahlaki değerlerin dolaylı biçimde sunulması gibi ölçütlere öncelik verdikleri belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin kitapları kullanırken çeşitli pedagojik stratejiler geliştirdikleri; hikâyelerin sonunu açık bırakarak çocukların düşünme süreçlerine aktif katılımını sağlama, metnin içeriğinden yola çıkarak düşündürücü sorular yöneltme ve görseller aracılığıyla çocuklarda detay farkındalığı oluşturma gibi uygulamaların öne çıktığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, resimli çocuk kitaplarının Çocuklar için Felsefe etkinliklerinde etkili birer uyaran olarak kullanılabileceğini ve bu kitapların okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, dilsel ve sosyal-duygusal gelişimlerini destekleyen önemli araçlar olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, nitelikli kitap seçimi ve pedagojik açıdan bilinçli kullanımın, çocukların felsefi düşünme becerilerinin gelişimine anlamlı katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    NFYA5 Transkripsiyon Faktörünün Mutant Soya Bitkilerinde (Glycine max [L.] Merr) Kuraklık Stresi Üzerine Etkisi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) AYDIN, TUĞÇE; Çimen Atak
    Soya (Glycine max [L.] Merr.), dünya çapında önemli ekonomik kazançların elde edildiği yağ bitkilerinden birisi olarak bilinmektedir. Kuraklık, küresel iklim koşullarının değişmesiyle birlikte artışa geçmekte ve dünya çapında soya verimliliğini olumsuz etkileyen en önemli abiyotik stres faktörü olarak değerlendirilmektedir. Transkripsiyon faktörleri, stres tipine bağlı olarak çeşitli transkript düzenlemeleri sağlar ve stresle ilgili çok sayıda genin bitkilerde doğrudan veya dolaylı olarak devreye girmesini kontrol eder. NF-YA transkripsiyon faktörleri, soyada verimi önemli ölçüde etkileyen kuraklığa karşı tolerans sağlamaktadır. GmNFYA5, tüm GmNFYA'lar arasında kuraklık stresinde gen anlatımı yüksek olan bir transkripsiyon faktörüdür. Mutant soya hatlarında kuraklık stresinin GmNFYA5 aracılı etkisini araştırmayı amaçlayan bu çalışmada, optimum koşullarda 14 gün boyunca yetiştirilen mutant ve mutantın kökenlendiği orjinal çeşide ait bitkiler kuraklık stresi için 14 gün boyunca sudan kesilmiştir. Bitkinin stresten kurtulmasını değerlendirmek için yeniden su uygulamasından 24 saat sonra yeniden sulamanın bitkilerde neden olduğu değişiklikler gözlenmiştir. Kuraklık stresi ve yeniden sulamanın etkisinin araştırılması için biyokimyasal analizler gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda hasat edilen yapraklardan total RNA izolasyonu ve cDNA sentezi gerçekleştirilmiştir. İzolasyon sonucu elde edilen RNA'ların dizilemesi (RNA-seq) gerçekleştirilmiş ve transkriptom analizi sonucunda kuraklık stresinde anlatımı artan ve azalan genler tespit edilmiştir. Tespit edilen genlerin gen ontolojisi (GO) ve KEGG analizleri gerçekleştirilmiştir. Kuraklık stresinin bitki boy uzunluklarında azalmaya ve soya yapraklarında ciddi hasarla neden olduğu görülmüştür. MDA ve prolin içerikleri kuraklık stresinde artarken klorofil miktarında azalma tespit edilmiştir. Tüm biyokimyasal analizlerde yeniden sulama uygulamasında 150-43 soya mutantında kuraklık stresi etkilerinin iyileştiği gözlemlenmiştir. NFYA ilişkili hem ABA'ya bağımlı hem de ABA'ya bağımsız sinyal yollarında rol oynayan genlerin anlatımları belirlenmiştir. Elde edilen RNA-seq verileri içerisinden kuraklık ile ilişkili genlerin stres yanıtında rol oynadıkları mekanizmalar ABA biyosentezi, ABA bağımlı sinyal yolu ve glutatyon metabolizması başta olmak üzere açıklanmıştır. Kuraklık stresine yanıtta hem ABA bağımlı hem de ABA bağımsız yolakta rol oynadığı bilinen GmNFYA5 geninin farklı soya çeşitleri ve mutantlarında gen anlatımları qRT-PZR ile belirlenmiştir. Kuraklık stresi altında NFYA5 gen anlatımı en yüksek 150-43 mutantlarında belirlenirken yeniden sulama uygulaması sonrası en az gen anlatımı yine 150-43 mutantlarında tespit edilmiştir. Soyada GmNFYA5'in anlatım profilleri, transkriptomdaki değişimler ile birlikte değerlendirilerek mutant hatların kuraklık stresine karşı gen anlatım düzeyleri belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda soyada kuraklık stres toleransına sahip çeşitlerin geliştirilmesine yönelik olarak mutant hatlarda var olan stres ilişkili yolaklar ve yeniden sulamanın kuraklık stresi etkisini iyileştirme yeteneği belirlenmiştir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Öğretmenlerin Örgütsel Sinerji Düzeylerinin İncelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) GÜLEÇ, KADİR; Sultan Bilge Keskinkılıç Kara
    Bu araştırma, lise kademesi öğretmenlerinin örgütsel sinerji düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanılabilmesine olanak veren karma araştırma desenlerinden yakınsayan paralel deseninde desenlenmiş olup nicel ve nitel yöntemler eşzamanlı olarak kullanılmıştır. Nicel desen özelinde betimsel tarama modeli, nitel desen özelinde ise durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Esenyurt ilçesinde, lise kademesinde görev yapmakta olan öğretmenler; örneklemini ise evren içerisinden 400 lise öğretmeni oluşturmuştur. Örnekleme yöntemi olarak basit, seçkisiz örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel desenindeki çalışma grubunu kendilerine ölçek uygulanan 400 öğretmen arasından soruları gönüllü olarak cevaplayan 185 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nicel desen bölümünde veri toplama aracı olarak Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği; nitel desen bölümünde ise uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulan açık uçlu iki soru kullanılmıştır. Veriler nicel ve nitel analiz yöntemleri kapsamında birbirlerinden ayrı olarak analiz edilmiş, sonuç bölümünde örüntüleme yaklaşımı (weaving approach) benimsenerek nicel ve nitel veriler bütünleştirilerek yorumlanmıştır. Nicel desende elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, ilişkisiz örneklemler tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, Post-Hoc testi kapsamında Scheffe testi kullanılmış; nitel desende elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi yapılarak tema ve kod çözümlemesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeylerinin cinsiyet, yaş, okul türü ve çalışılan kurumdaki deneyim değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği, öğretmenlik mesleğindeki deneyim değişkeninde ise etkileşim ve takdir etme alt boyutunun, 6-10 yıl arası mesleki deneyime sahip olan öğretmenler grubunun lehine anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Nitel desen kapsamında çalışma grubundaki öğretmenler tarafından örgütsel sinerjinin oluşumuna engel unsurlar olarak bütünleşme boyutuyla ilgili demokrasi eksikliği, etkileşim ve takdir etme boyutuyla ilgili iletişim eksikliği kavramlarının yoğunlukla ifade edildiği görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel sinerjinin oluşumuna yönelik önerilerinde ise bütünleşme boyutuyla ilgili işbirliği, sosyal etkinliklerin düzenlenmesi, katılımcı yönetim anlayışı; etkileşim ve takdir etme boyutuyla ilgili sağlıklı iletişim ve adil yönetim anlayışı kavramlarının yoğunlukla ifade edildiği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel verilerin nicel verileri desteklediği ve örtüştüğü görülmüştür. Eğitim bilimleri ve eğitim yönetimi alanlarında, örgütsel sinerji konulu olarak yapılan çalışmaların yeterli düzeyde olmadığı; sınırlı sayıda yapılan çalışmalarda ise ağırlıklı olarak nicel araştırma modellerinin uygulandığı tespit edilmiştir.