Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Supported by @SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Yer Kavramının Yerküre Dışında Mekân Üretimi ile Birlikte Dönüşümü
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) DEMİR, BURAK; Neslihan Dostoğlu
    Yer kavramı, insanın Yerküre üzerinde var oluşundan günümüze kadar dönüşmeye devam etmektedir. Birey tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda mekân, yer kavramı ile ifade edilir. Yer kavramı, insanlığın gelişimiyle dönüşen mekânsal çevrede farklı ölçekler üzerinden değerlendirilmektedir. İlk bölümde mekân ve yer kavramlarının anlamsal açıdan incelendiği tez çalışmasında, yer kavramının gelecekte anlamlandırılacağı ölçeğe ilişkin kavramsal değerlendirmenin yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın ikinci ve üçüncü bölümlerinde mekânın üretildiği ve yerin anlam kazandığı farklı ölçekler değerlendirilerek, yer kavramının oluşumunu etkileyen unsurlarla birlikte birey ve yer ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca, çalışmanın üçüncü bölümünde yer kavramının dönüşümüne ilişkin değerlendirme yapılmıştır. Mekân ve yer kavramları, mimari üretimlerle oluşan durum ve kullanımların değerlendirilmesi üzerinden tartışılmaktadır. Yerküre dışında yaşam alanlarının inşa edilmesi geleceğe ilişkin insanların hedeflerini oluşturmaktadır. Bu hedefler, mimarlık üretimlerinin de gelecekte tasarlanacağı çevrelerin keşfini içermektedir. İnsanlığın çok gezegenli bir tür olma arzusuyla Yerküre dışında mekân üretim çalışmaları yapılacaktır. Bu kapsamda, geleceğin Yerküre ve dışında oluşturulacak mekânsal çevresinde, bireyin anlamlandırma ölçeği yeni bir boyut kazanacaktır. Bununla birlikte yer kavramı, kavranan yeni sınırlar içerisinde tartışılacaktır. Bu çalışmada, yer kavramının gelecekte tanımlanacağı sınırların değerlendirilmesi için Asimov'un Galaktik İmparatorluk Serisi üzerine bir inceleme yapılmıştır. Geleceğe ilişkin kavramsal sınırlar, bilim kurgunun mekânsal öngörüleri üzerinden değerlendirilmiştir. Mekân ve yer kavramları ile ilgili araştırılan veriler ve örneklem üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşan değerlendirme, sonuç bölümünde sunulmuştur.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Aliağa'da Küçük Ölçekli Bir Porselen Atölyesinin Yerleşim Planlamasına Analitik Yaklaşımlar
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) SEZER, ABDULLAH MESİH; Ayşe Tülin Aktin
    Geleneksel ve modern üretim yapan işletmeleri ilgilendiren yerleşimin, uzun yıllardan beri çok önemli bir çalışma konusu olduğu bilinmektedir. Bu, birçok disiplinin, özellikle mühendislik ve yönetim disiplinlerini barındıran kurumların, militer kurumların ve yaşam döngüsünde yerleşimin önem taşıdığı tüm kurumların stratejik ve rekabetçi süreçlerinde başlıca müracaat ettikleri bir karar verme problemi olmaktadır. Tesis yerleşiminin, yapılan üretimin işlevini ve niteliğini belirlediği akılda bulundurulduğunda, işletmelerin bu konuda ellerinden geleni yapmak isteyecekleri tahmin edilmektedir. Birçok faktörün yerleşim planlarını etkilediği, bunların başında karmaşık yapıların ve akış içerisindeki lüzumsuz hareketlerin önemli bir paya sahip olduğu bilinmektedir. Çoğunlukla üretim sırasında uzun yürüyüşler, tekrar eden hareketler, gereksiz malzeme taşınması, yanlış ortam koşulları gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Esasen amaç, tesis yerleşiminin sistemli bir şekilde üretime katkı sunmasını sağlamaktır. Bu tez çalışmasında, İzmir'in Aliağa İlçesinde kırsal bir bölgede modern cihazlar ile el emeğini bir araya getirerek porselen üreten küçük ölçekli bir atölyenin yerleşimi ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, söz konusu atölyenin gelişmesine katkı sağlamak üzere mevcut yerleşimin düzenlenmesi, daha sistematik ve yalın bir yapıya kavuşması için öneri sunmaktır. Karmaşık bir yapıya sahip olan atölyenin, herhangi bir yerleşim maliyeti oluşturulmadan yalın bir işleyişe kavuşabilmesi için mevcut kaynaklar korunmuştur. İlk olarak faaliyet ilişkilerine göre bir alternatif yerleşim planı hazırlanmıştır. Mevcut yerleşim ile faaliyet ilişkilerine göre oluşan yerleşimin taşıma mesafesi verileri karşılaştırıldığında, 12.752 cm olan toplam taşıma mesafesinin, alternatif yerleşimde 7.300 cm'ye düştüğü görülmüştür. Alternatifin uygulanması neticesinde dolaylı olarak taşıma maliyetleri azalacak, gereksiz çalışma hareketleri ve karmaşık tesis yapısı ortadan kalkarak daha sistematik ve yalın bir üretim ortamı sağlanacaktır. Mevcut yapıda ayrı bir bina olan Hammadde Deposu alanı boşa çıkarak, ofis alanı veya başka bir alan olarak kullanılabilecektir. Bu durumda yalnızca bu yöntem uygulandığında dahi neredeyse yarı yarıya bir fayda sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, faaliyet ilişkilerine dayalı blok planların oluşturulmasında kullanılan BLOCPLAN yöntemine ait "BLOC PLAN Single Story for Windows 1.6" bilgisayar programı kullanılarak farklı alternatif düzenler üretilmektedir. BLOCPLAN'ın ürettiği planlar, faaliyet ilişkilerine en uygun yerleşim kombinasyonlarını sunarak, taşıma mesafesinin ve gereksiz hareketlerin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Çalışmada, ayrıca sezgisel bir yaklaşım olarak Hollier Metodu, Excel Makrosu kullanılarak çözülmüş, sonuçları sıralılık ve gerileme oranları bakımından yorumlanmıştır. Bu bağlamda, anlamlı oranlar elde edildiği görülmektedir. Son olarak, yapıcı bir algoritma olan PLANET yöntemine başvurularak, alternatif düzenlerin analitik bir değerlendirmesi yapılmaktadır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Müzelerin Instagram Gönderilerinin Marka Tutumu Üzerindeki Rolü: Pera Müzesi ve İstanbul Modern Örneği
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) CATIK, MURAT; Ezgi Yıldız Balaban
    Bu tez çalışması, Pera Müzesi ve İstanbul Modern'in Instagram'daki gönderilerine gelen kullanıcı yorumlarının marka tutumuna nasıl yansıdığını incelemektedir. Pera Müzesi ve İstanbul Modern'in Ocak 2022 – Ocak 2025 tarihleri arasında Instagram üzerinden yaptığı paylaşımlar temel alınarak yürütülen araştırma, yalnızca marka tutumu kavramı üzerine odaklanılmış ve bu tutumun bilişsel, duygusal ve davranışsal bileşenleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışmada, müzelerin Instagram platformundaki gönderilerine yapılan kullanıcı yorumları içerik analizine tabi tutulmuş; yorumlar tutum boyutlarına ve olumlu-olumsuz yönelimlerine göre sınıflandırılarak frekans ve yüzde değerleriyle desteklenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesi, markanın tanımı, türleri ve marka tutumu üzerine yapılan literatür taramasına dayanmaktadır. Marka tutumu, tüketicilerin bir markaya yönelik duygu, düşünce ve davranış eğilimlerini içeren çok boyutlu bir yapı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda, bilişsel boyut kullanıcıların bilgi ve değerlendirmelerini, duygusal boyut olumlu ya da olumsuz hislerini, davranışsal boyut ise markaya yönelik eyleme dönük ifadelerini temsil etmektedir. Araştırmanın ikinci bölümünde, sosyal medya kavramı dijitalleşme süreci içinde değerlendirilmiş; internetin gelişimi ve Web teknolojilerinin evrimi aktarılmıştır. Sosyal medya araçlarının dönüşümü ve kullanım alışkanlıkları üzerine yapılan açıklamalarda, Instagram platformunun öne çıkan özellikleri ve markalar ile arasındaki bağlam ele alınmıştır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Genç Yetişkinlerde Kişilik Özellikleri ile Gelecek Kaygısı Arasındaki İlişkide Belirsizliğe Tahammülsüzlüğün Aracı Rolü
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) GÜLLÜ, ZEYNEP; Yusuf Özay Özdemir
    Bu araştırmanın amacı, genç yetişkinlerde kişilik özellikleri ile gelecek kaygısı arasındaki ilişkide belirsizliğe tahammülsüzlüğün aracı rolünü incelemektir. Çalışmanın örneklemini 18-30 yaş arası üniversite öğrencilerinden oluşan toplam 372 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler, Sosyodemografik Bilgi Formu, Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Üniversite Öğrencilerinde Gelecek Kaygısı Ölçeği ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde, Pearson Korelasyon analizi ile değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiş, ardından Mediasyon (aracılık) analizi yapılmıştır. Çalışma sonuçları, nevrotiklik (duygusal dengesizlik) ve olumsuz değerlik boyutlarının gelecek kaygısını pozitif yönde yordadığını ve belirsizliğe tahammülsüzlüğün bu ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlendiğini göstermektedir. Benzer şekilde, gelişime açıklık, uyumluluk ve dışa dönüklüğün gelecek kaygısını negatif yönde yordadığı ve belirsizliğe tahammülsüzlüğün bu ilişkide anlamlı bir aracı rolü üstlendiği ortaya konmuştur. Sorumluluk boyutunda ise anlamlı bir aracı etki görülmemiştir. Elde edilen bulgular, belirsizliğe tahammülsüzlüğün genç yetişkinlerin kişilik özellikleri ile gelecek kaygıları arasındaki ilişkide önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Ethical Consideration in Business Negotiations: Balancing Integrity and Success
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) POURSAFAR, MOHAMMADREZA; Nezriye Gözde Bircan
    Business negotiations are integral to shaping commercial relationships, defining contract terms, and ensuring mutually beneficial outcomes. However, the ethical complexities inherent in negotiation processes often challenge organizations as they strive to balance integrity with achieving strategic advantages. This thesis explores the ethical considerations in business negotiations by analysing both successful and failed corporate practices through a secondary qualitative approach. The study focuses on key ethical themes, including transparency, honesty, Corporate Social Responsibility (CSR) integration, deception, manipulation, and coercion. The research employs thematic analysis to examine case studies from diverse industries, featuring ethical successes such as Toyota, Unilever, and Patagonia, alongside ethical failures like Enron, Volkswagen, and Wells Fargo. The findings demonstrate that ethical negotiation practices, particularly those grounded in transparency, honesty, and CSR, foster stakeholder trust, long-term relationship sustainability, and competitive advantage. In contrast, unethical practices driven by deception and coercion result in reputational damage, financial loss, and legal consequences. The study also highlights the strategic integration of CSR as a vital framework that not only upholds moral standards but also strengthens business resilience and stakeholder engagement. The analysis reveals that ethical negotiation aligns with deontological ethics and virtue ethics, emphasizing duty, integrity, and responsible leadership. Conversely, unethical practices reflect a utilitarian misjudgement where short-term gains overshadow long- term sustainability. The study concludes that embedding ethical frameworks within negotiation practices is crucial for building resilient business models and maintaining stakeholder confidence. Recommendations include integrating ethics training, enhancing CSR-driven negotiation policies, fostering ethical leadership, and establishing transparent accountability mechanisms. By viewing ethical negotiation not as a constraint but as a strategic asset, organizations can secure sustainable growth and upload their moral responsibilities in the global marketplace.