Welcome to IKU Institutional Repository
OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Recent Submissions
Item type:Publication, Access status: Open Access , Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Eleştirel Düşünme Becerilerinin Sessiz Kitap Uygulamaları Aracılığıyla İncelenmesi(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) KIRKAN, BEGÜM; Ebru Aydın YükselBu araştırmada, sessiz kitaplarla yürütülen uygulamalar aracılığıyla okul öncesi dönem çocuklarının eleştirel düşünme becerilerini ne şekilde kullandıkları ve ortaya koydukları incelenmiştir. Araştırmada nitel bir desen olarak durum çalışması kullanılmış; İstanbul ilinin Bahçelievler ilçesinde, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilkokulun anasınıfında öğrenim gören 60–72 ay aralığındaki 18 çocuk (10 erkek, 8 kız) çalışma grubunu oluşturmuştur. Uygulamalar, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı Mart ayından itibaren, haftada iki oturum olmak üzere yaklaşık 11 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Her oturumda bir sessiz kitap kullanılmış; Thinky karakteri ve parmak oyunu gibi destekleyici materyallerle etkileşimli bir öğrenme ortamı yapılandırılmıştır. Veri toplama sürecinde uygulamalar video kaydıyla belgelenmiş ve elde edilen veriler, Eleştirel Düşünme Becerileri Analiz Formu doğrultusunda; yorumlama, analiz, çıkarım yapma, değerlendirme, açıklama ve öz düzenleme olmak üzere altı temel kategori üzerinden analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, sessiz kitapların çocukların eleştirel düşünme becerilerini çok boyutlu biçimlerde ortaya koymalarına olanak sağladığını göstermektedir. Çocuklar, görsel unsurları yorumlama, karakterlerin duygularını ve düşüncelerini tahmin etme, olaylar arasında bağlantı kurma, alternatif çözümler üretme ve kendi anlatılarını oluşturma süreçlerinde çeşitli düzeylerde katılım sergilemişlerdir. Özellikle yorumlama ve çıkarım yapma becerileri kapsamında, çocukların kişisel deneyimlerinden yola çıkarak özgün ve yaratıcı yorumlar ifade ettikleri; analiz ve değerlendirme süreçlerinde ise olayları detaylandırma ve eleştirel sorgulama yöneliminde bulundukları gözlemlenmiştir. Ayrıca öz düzenleme becerisinin, çocuklar arasında gerçekleşen etkileşimler ve tartışmalar aracılığıyla farklı biçimlerde ifade edildiği ve çocukların kendi düşüncelerini gözden geçirme ya da yeniden yapılandırma eğilimi gösterdikleri anlaşılmıştır. ix Bu bulgular doğrultusunda, sessiz kitapların okul öncesi dönemde eleştirel düşünme becerilerinin farklı boyutlarda ifade edilmesine ortam sağlayan ve bu süreci destekleyici nitelikte bir araç olarak kullanılabileceği söylenebilir. Araştırma, öğretmenlerin sessiz kitaplarla etkileşimli okuma etkinlikleri planlamaları ve çocukların düşünme süreçlerini teşvik edecek açık uçlu sorular yöneltmeleri gerektiğine işaret etmektedir. Çalışmanın sonuçlarına dayanarak, okul öncesi öğretmenlerinin sessiz kitapları daha işlevsel biçimde kullanabilmelerine yönelik eğitimlerin düzenlenmesi, yaratıcı düşünmeyi destekleyen uygulamalara yer verilmesi ve ailelerin bu sürece etkin biçimde katılmalarının teşvik edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, gelecekte farklı bağlamlarda, uzun dönemli ve öğretmen merkezli araştırmalarla bu alandaki bulguların derinleştirilmesi gerekmektedir.Item type:Publication, Access status: Open Access , Dermokozmetik Markalarının Sürdürülebilirlik Yaklaşımlarının Z Kuşağı Tüketicilerinin Marka Tercihi Üzerindeki Rolü(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) DENİZLİ, TUĞBA NAZLI; Işıl ZeybekGünümüzde karşılaştığımız doğal kaynak noksanlığı geçmişin izlerini taşımaktadır. Doğal kaynaklar, ekosistem dengesinde kendini yenileyebilme özelliğine sahipken aşırı tüketim hali yenilenebilmek için gerekli zamanı doğanın elinden almıştır. Bu da beraberinde yenilenememe sorununu ve yok olma tehlikesini getirmiştir. Birtakım ham maddelerin kullanılması başka sistemlerin bozulmasına neden olmuş, doğal çevre tahrip edilmiştir. Tüm bu olaylar "devamlılık ve daimi olma" kavramlarının altının çizilmesinde etkili olmuş ve sürdürülebilirlik olgusu doğmuştur. İlk etapta çevresel sorunlar çerçevesinde biçimlendirilen kavram, üretimsel ve insani yapısı nedeniyle kapsayıcı bir olgu haline gelmiştir. İçerdiği anlam ile birlikte birçok alanı içinde barındırdığından, birçok disiplinde ele alınabilir hale gelmiştir. İnsan temelli tahribatın insanlar tarafından telafi edilmesi gerekliliği kamuoyu gündeminde geniş bir yer kaplamaktadır. Bu bağlamda işletmeler ve markalarının da tüm bu tüketim hali içerisinde büyük bir pay sahibi olduğu göz önüne alındığında sorumluluk alarak doğanın yenilenebilir hale gelmesi için çalışmalar yapılması gerekliliği doğmuştur. Markalar da sürdürülebilir olmayı hedefleyerek çalışma sistemlerine ilke ve vizyonları olarak dahil etmişlerdir. Sürdürülebilir olmak markayı ayırt edilmek, pozitif duygular uyandırmak, sorumlu marka imajı çizmek, prestij sağlamak, şeffaf ve analiz edilebilir olmak konusunda beslemiştir. Bir zaman sonrasında sürdürülebilir marka aynı zamanda markanın da sürdürülebilirliğine işaret eder hale gelmiştir.Item type:Publication, Access status: Open Access , İşyeri Esnekliği ve İşe Adanmışlık Arasındaki İlişkide Yaşın Biçimlendirici Rolü(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) GÜNAYDIN, ÖZLEM; Fatma Çam KahramanBu çalışmanın amacı işyeri esnekliği ve işe adanmışlık arasındaki ilişkide yaşın biçimlendirici rolünü incelemektir. Bu doğrultuda Kırklareli ve Tekirdağ illerinde özel sektörde çalışan 18- 55 yaş aralığında 309 katılımcıya online anket yoluyla ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin SPSS.22 versiyonuyla analizi yapılmıştır. Basit Regresyon analizi sonucunda işyeri esnekliğinin işe adanmışlık üzerinde pozitif ve orta yönlü bir etkisi bulunmuştur. Ancak PROCESS makro analizi sonucunda elde edilen bulgular yaşın ve işyeri esnekliğinin çalışanların işe adanmışlık düzeyleri üzerindeki etkisini artırmadığı veya azaltmadığı, dolayısıyla biçimlendirici bir rol üstlenmediğini ortaya koymaktadır. Başka bir ifadeyle, işyeri esnekliği uygulamalarının işe adanmışlık üzerindeki etkisinin çalışanların yaşına göre farklılaşmadığı bulunmuştur.Item type:Publication, Access status: Open Access , Okul Öncesi Öğretmenlerinin Eleştirel Düşünme İle Mesleki Öz Yeterlilik Düzeyleri İlişkisinin İncelenmesi(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) KILAVUZ, MERVE; Ebru Aydın YükselBu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin eleştirel düşünme becerileri ile öğretmen öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı çalışmada, İstanbul ilinde farklı kurum türlerinde (devlet, özel, yerel yönetimler) görev yapan 242 okul öncesi öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği ve Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ve öğretmen öz yeterlik puanları arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler tespit edilmiştir. Özellikle "öz düzenleme" ve "öz denetim" gibi eleştirel düşünme alt boyutlarının öğretmen öz yeterliği üzerinde yordayıcı etkileri olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yaş, mesleki kıdem ve kurum türüne göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı; yalnızca "kendine güven" alt boyutunda kurum türüne bağlı anlamlı bir fark bulunduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonuçları, okul öncesi öğretmenlerinin eleştirel düşünme becerilerinin mesleki yeterlik algılarını etkileyebileceğini ortaya koymakta ve bu bağlamda öğretmen yetiştirme programları ile hizmet içi eğitim uygulamalarında eleştirel düşünme becerilerinin daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir.Item type:Publication, Access status: Open Access , Psikolojik Sözleşme İhlali ile Örgütsel Sessizlik ve Sesiz İstifa Arasındaki İlişkide Örgütsel Sinizmin Aracı Rolü(İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) CEYLAN, HİLAL; Fatma Çam KahramanBu araştırma, iş yaşamında giderek daha görünür hâle gelen psikolojik sözleşme ihlali, örgütsel sinizm, örgütsel sessizlik ve sessiz istifa kavramları arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmanın temel amacı, psikolojik sözleşme ihlalinin çalışan davranışları üzerindeki etkisini ortaya koymak; bu etkinin örgütsel sinizm aracılığıyla nasıl şekillendiğini ve sessizlik ile sessiz istifa eğilimlerine nasıl yansıdığını ampirik olarak göstermektir. Araştırmanın örneklemi, bir üretim işletmesinde görev yapan 269 mavi ve beyaz yaka çalışandan oluşmaktadır. Veriler, literatürde geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış dört ölçek kullanılarak toplanmıştır: Psikolojik Sözleşme İhlali Ölçeği, Örgütsel Sessizlik Ölçeği, Örgütsel Sinizm Ölçeği ve Sessiz İstifa Ölçeği. Ölçeklerin Cronbach alfa değerlerinin çoğunun .70'in üzerinde çıkması, ölçümlerin güvenilir olduğunu göstermiştir. Analizlerde SPSS kullanılmış; hipotezleri test etmek amacıyla Spearman korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Örgütsel sinizmin aracı rolü, Baron ve Kenny (1986) tarafından önerilen klasik aracılık analizi yaklaşımı doğrultusunda test edilmiştir. Bulgular, psikolojik sözleşme ihlalinin hem örgütsel sessizlik hem sessiz istifa hem de örgütsel sinizmi anlamlı biçimde yordadığını göstermektedir. Ayrıca, örgütsel sinizmin psikolojik sözleşme ihlali ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkide kısmi aracılık etkisi gösterdiği belirlenmiştir. Örgütsel sessizlik ile sessiz istifa arasındaki pozitif ilişki ise, sessizliğin çalışanların geri çekilme davranışlarına zemin hazırladığını göstermektedir. Sonuç olarak araştırma, psikolojik sözleşme ihlalinin çalışan davranışlarında zincirleme bir etki yarattığını; güven kaybıyla başlayan bu sürecin sinizme, oradan sessizliğe ve nihayetinde sessiz istifa eğilimine uzanan bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir. Bu bulgular, örgütler açısından iletişim kanallarının güçlendirilmesi, adalet algısının korunması ve çalışan beklentilerinin açık biçimde yönetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
