Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Supported by @SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Türkiye Şiddet Haritası, 2025
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) ERBAY, AYHAN
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Meme Kanseri Hücrelerinde Emodin'in NLK-İlişkili Sinyal Yolaklarına Etkisinin Araştırılması
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) LABABIDI, HANADI; Burcu Ayhan Şahin
    Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en yaygın görülen malignitelerden biridir. Bazı alt tiplerde tedaviye direnç gelişmesi, yeni tedavi edici ajanların araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Doğal olarak bulunan ve antikanser özellikleri literatürde tanımlanmış bir bileşik olan Emodin'in, özellikle östrojen reseptörü (ER) ve MAPK sinyal yolakları ile etkileşimi açısından, meme kanseri üzerindeki moleküler etkileri tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada, Emodin'in östrojen reseptörü pozitif (MCF7) ve üçlü negatif (MDA-MB-231) meme kanseri hücre hatlarında hücre proliferasyonu, canlılığı ve hücre ölümüne etkileri araştırılmıştır. Hücre canlılığı ve proliferasyonu; MTT analizi, sağkalım testi, koloni oluşum testi ve asılı damla yöntemi ile değerlendirilmiş ve her iki hücre hattında da doza bağlı olarak anlamlı bir canlılık inhibisyonu saptanmıştır. Bu etkinin, MCF7 hücrelerinde daha belirgin olduğu görülmüştür. Hücre ölümünün indüksiyonu, PI ve DiOC6 boyaları kullanılarak yapılan floresan analizlerle doğrulanmış, tedavi sonrası ölü hücre oranında artış gözlemlenmiştir. Ayrıca, propidyum iyodür (PI) ile yapılan hücre döngüsü analizi, hücrelerin belirli döngü fazlarında duraksadığını ortaya koymuş ve antiproliferatif etkiyi desteklemiştir. Emodin'in bu etkilerinin altında yatan moleküler mekanizmaları incelemek amacıyla, temel sinyal proteinlerinin ekspresyon ve fosforilasyon düzeyleri immunoblotlama yöntemi ile analiz edilmiştir. Tedavi sonucunda östrojen reseptör alfa (ERα) düzeyinde azalma ve MAPK yolaklarına ait ERK (pERK), JNK (pJNK) ve P38 (pp38) proteinlerinin fosforilasyon durumlarında değişiklikler gözlemlenmiştir. Ayrıca, birçok sinyal yolakta görev alan serin/treonin kinazlardan biri olan Nemo-like kinazın (NLK) ekspresyonunun, miR-208a aracılığıyla düzenlendiği ve bu durumun Emodin'in antikanser etkileriyle ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, Emodin'in antitümör etkisini ER sinyal yolunu hedefleyerek ve MAPK sinyal yolaklarını modüle ederek gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, miR-208a/NLK aksının bu mekanizmada rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, Emodin'in moleküler etkilerine dair önemli veriler sunmakta ve meme kanseri alt tipleri için kombine tedavi yaklaşımlarında potansiyel bir ajan olarak kullanılabileceğini desteklemektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Şirket ve Menfaat Sahipleri Açısından Grup İçi Kredi Kullanımı
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) ELÇİ, BARAN; Muharrem Tütüncü
    Şirketler topluluğu bünyesinde gerçekleştirilen grup içi işlemler arasında özellikle kredi kullanımları, finansman stratejilerinin temel öğelerinden biri haline gelmiştir. Bu işlemler, her ne kadar şirketlerin kısa ve uzun vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleştirilse de, kontrol gücüne sahip hâkim şirketin diğer topluluk üyeleri üzerindeki etkisi nedeniyle menfaat çatışmalarını ve hukuki riskleri beraberinde getirmektedir. Topluluk menfaati ile azlık pay sahipleri, alacaklılar ve sermaye piyasası gibi diğer menfaat sahiplerinin çıkarları arasında doğabilecek dengesizlik, anonim şirketler hukuku, vergi hukuku ve sermaye piyasası hukuku bakımından özel düzenlemelerle giderilmeye çalışılmaktadır. Halka kapalı anonim şirketlerde grup içi kredi ilişkileri, çok katmanlı bir incelemeyi gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda, özellikle hâkimiyetin kötüye kullanılmasını engellemeye yönelik mekanizmalar, pay sahiplerinin eşit işlem ilkesine uygun şekilde muamele görmesi, şirketin sermayesinin ve malvarlığının korunması ile pay sahiplerinin şirkete borçlanmasının sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemeler ön plana çıkmaktadır. Öte yandan, grup içi kredi işlemleri vergi hukuku bakımından da ayrı bir denetim rejimine tabidir. Özellikle örtülü sermaye ve örtülü kazanç dağıtımı düzenlemeleri, bu tür ilişkilerin vergi matrahını aşındırıcı etkilerini bertaraf etmeye yöneliktir. Diğer taraftan, halka açık anonim şirketler bakımından grup içi kredi ilişkileri daha sıkı ve özel kurallara tâbi kılınmıştır. Sermaye piyasası hukukunda yatırımcıların korunması ve sermaye piyasasının güvenilirliğinin temini gayesiyle; örtülü kazanç aktarımı yasağı, ilişkili taraf işlemlerinin özel usule tabi tutulması, teminat sınırlamaları ile önemli nitelikteki işlemler gibi başlıklarda ayrıntılı kurallar ihdas etmiştir. Bu çalışma, grup içi kredi kullanımlarına ilişkin olarak menfaat sahiplerinin hukuki başvuru imkanlarını ortaya koymayı; aynı zamanda ilişkiye doğrudan veya dolaylı biçimde taraf olacak şirketlerin bu süreçleri pürüzsüz ve şeffaf şekilde yönetmeleri adına göz önünde bulundurmaları gereken yükümlülükleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Eğitim Müfettişlerinin Öğretmenlere Yönelik Mentorlük Rollerinin İncelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) KOKU, EMRAH; Ebru Oğuz
    Araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde görev yapan öğretmen görüşlerine göre eğitim müfettişlerinin mentorlük rollerini uygulama düzeylerini ortaya koymak ve öğretmenlerin eğitim müfettişlerinden bekledikleri mentorlük rol davranışlarını belirlemektir. Bu araştırmada öğretmen görüşlerine göre eğitim müfettişlerinin mentorlük rollerinin, demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Bu hedef doğrultusunda nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve betimsel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı itibarıyla İstanbul ili Büyükçekmece ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 2585 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi seçilirken basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmış ve evrenin tamamına ulaşmak mümkün olmadığı için 549 öğretmene ölçek uygulanmıştır. Araştırmanın verileri ''Kişisel Bilgi Formu'' ve ''Mentorlük Rollerini Belirleme Ölçeği'' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde IBM SPSS Statistics 27.0 paket programından yararlanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde istatistiksel metotlar kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla çarpıklık ve basıklık değerlerinden yararlanılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. MRBÖ toplam puanının demografik faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla, iki grup arasındaki karşılaştırmalarda bağımsız örneklemler için t-testi, üç grup içeren değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Ayrıca ANOVA sonucunda anlamlı fark tespit edilmesi durumunda hangi gruplar arasında bu farkın oluştuğunu belirlemek için çoklu karşılaştırma (post-hoc) analizleri gerçekleştirilmiştir. Varyansların homojen olduğu durumlarda Tukey HSD, varyansların eşit olmadığı durumlarda ise Games-Howell testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda öğretmenlerin cinsiyet, eğitim düzeyi ve çalıştıkları okul kademesine göre mentorlük algılarında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Diğer taraftan öğretmenler arasında yaş, mesleki deneyim ve teftiş deneyimi değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Yaş arttıkça öğretmenlerin eğitim müfettişlerinin mentorlük rollerine yönelik olumlu algılarında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Benzer şekilde mesleki deneyimi daha az olan (1–10 yıl) öğretmenlerin, daha deneyimli meslektaşlarına göre eğitim müfettişlerinin mentorlük rollerine ilişkin daha olumlu bir bakış açısına sahip oldukları bulunmuştur. Hiç teftiş geçirmeyen öğretmenlerin, bir veya birden fazla kez teftiş geçiren öğretmenlere kıyasla eğitim müfettişlerinin mentorlük rollerine yönelik daha olumlu algılara sahip oldukları saptanmıştır. Bu araştırmanın bulguları doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitim müfettişleri, mentorlük süreçlerini öğretmenlerin mesleki deneyim düzeyine göre farklılaştırarak, özellikle kıdemli öğretmenler için deneyim aktarımına dayalı yaklaşımlar geliştirebilir. Mesleki deneyimi daha az olan öğretmenler için ise yapılandırılmış, hedef odaklı ve uzun vadeli mentorlük programları tasarlanarak mesleki deneyimleri arttırılabilir. Gelecekteki araştırmalarda öğretmen ve müfettiş bakış açılarını bir arada ele alan nitel veri toplamaya dayalı çalışmaların yapılması önerilmektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Eleştirel Düşünme Becerilerinin Sessiz Kitap Uygulamaları Aracılığıyla İncelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) KIRKAN, BEGÜM; Ebru Aydın Yüksel
    Bu araştırmada, sessiz kitaplarla yürütülen uygulamalar aracılığıyla okul öncesi dönem çocuklarının eleştirel düşünme becerilerini ne şekilde kullandıkları ve ortaya koydukları incelenmiştir. Araştırmada nitel bir desen olarak durum çalışması kullanılmış; İstanbul ilinin Bahçelievler ilçesinde, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilkokulun anasınıfında öğrenim gören 60–72 ay aralığındaki 18 çocuk (10 erkek, 8 kız) çalışma grubunu oluşturmuştur. Uygulamalar, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı Mart ayından itibaren, haftada iki oturum olmak üzere yaklaşık 11 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Her oturumda bir sessiz kitap kullanılmış; Thinky karakteri ve parmak oyunu gibi destekleyici materyallerle etkileşimli bir öğrenme ortamı yapılandırılmıştır. Veri toplama sürecinde uygulamalar video kaydıyla belgelenmiş ve elde edilen veriler, Eleştirel Düşünme Becerileri Analiz Formu doğrultusunda; yorumlama, analiz, çıkarım yapma, değerlendirme, açıklama ve öz düzenleme olmak üzere altı temel kategori üzerinden analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, sessiz kitapların çocukların eleştirel düşünme becerilerini çok boyutlu biçimlerde ortaya koymalarına olanak sağladığını göstermektedir. Çocuklar, görsel unsurları yorumlama, karakterlerin duygularını ve düşüncelerini tahmin etme, olaylar arasında bağlantı kurma, alternatif çözümler üretme ve kendi anlatılarını oluşturma süreçlerinde çeşitli düzeylerde katılım sergilemişlerdir. Özellikle yorumlama ve çıkarım yapma becerileri kapsamında, çocukların kişisel deneyimlerinden yola çıkarak özgün ve yaratıcı yorumlar ifade ettikleri; analiz ve değerlendirme süreçlerinde ise olayları detaylandırma ve eleştirel sorgulama yöneliminde bulundukları gözlemlenmiştir. Ayrıca öz düzenleme becerisinin, çocuklar arasında gerçekleşen etkileşimler ve tartışmalar aracılığıyla farklı biçimlerde ifade edildiği ve çocukların kendi düşüncelerini gözden geçirme ya da yeniden yapılandırma eğilimi gösterdikleri anlaşılmıştır. ix Bu bulgular doğrultusunda, sessiz kitapların okul öncesi dönemde eleştirel düşünme becerilerinin farklı boyutlarda ifade edilmesine ortam sağlayan ve bu süreci destekleyici nitelikte bir araç olarak kullanılabileceği söylenebilir. Araştırma, öğretmenlerin sessiz kitaplarla etkileşimli okuma etkinlikleri planlamaları ve çocukların düşünme süreçlerini teşvik edecek açık uçlu sorular yöneltmeleri gerektiğine işaret etmektedir. Çalışmanın sonuçlarına dayanarak, okul öncesi öğretmenlerinin sessiz kitapları daha işlevsel biçimde kullanabilmelerine yönelik eğitimlerin düzenlenmesi, yaratıcı düşünmeyi destekleyen uygulamalara yer verilmesi ve ailelerin bu sürece etkin biçimde katılmalarının teşvik edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, gelecekte farklı bağlamlarda, uzun dönemli ve öğretmen merkezli araştırmalarla bu alandaki bulguların derinleştirilmesi gerekmektedir.