Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Supported by @SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Öğretmenlerin Örgütsel Sinerji Düzeylerinin İncelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) GÜLEÇ, KADİR; Sultan Bilge Keskinkılıç Kara
    Bu araştırma, lise kademesi öğretmenlerinin örgütsel sinerji düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanılabilmesine olanak veren karma araştırma desenlerinden yakınsayan paralel deseninde desenlenmiş olup nicel ve nitel yöntemler eşzamanlı olarak kullanılmıştır. Nicel desen özelinde betimsel tarama modeli, nitel desen özelinde ise durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Esenyurt ilçesinde, lise kademesinde görev yapmakta olan öğretmenler; örneklemini ise evren içerisinden 400 lise öğretmeni oluşturmuştur. Örnekleme yöntemi olarak basit, seçkisiz örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel desenindeki çalışma grubunu kendilerine ölçek uygulanan 400 öğretmen arasından soruları gönüllü olarak cevaplayan 185 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nicel desen bölümünde veri toplama aracı olarak Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği; nitel desen bölümünde ise uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulan açık uçlu iki soru kullanılmıştır. Veriler nicel ve nitel analiz yöntemleri kapsamında birbirlerinden ayrı olarak analiz edilmiş, sonuç bölümünde örüntüleme yaklaşımı (weaving approach) benimsenerek nicel ve nitel veriler bütünleştirilerek yorumlanmıştır. Nicel desende elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, ilişkisiz örneklemler tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, Post-Hoc testi kapsamında Scheffe testi kullanılmış; nitel desende elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi yapılarak tema ve kod çözümlemesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel sinerji düzeylerinin cinsiyet, yaş, okul türü ve çalışılan kurumdaki deneyim değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği, öğretmenlik mesleğindeki deneyim değişkeninde ise etkileşim ve takdir etme alt boyutunun, 6-10 yıl arası mesleki deneyime sahip olan öğretmenler grubunun lehine anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Nitel desen kapsamında çalışma grubundaki öğretmenler tarafından örgütsel sinerjinin oluşumuna engel unsurlar olarak bütünleşme boyutuyla ilgili demokrasi eksikliği, etkileşim ve takdir etme boyutuyla ilgili iletişim eksikliği kavramlarının yoğunlukla ifade edildiği görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel sinerjinin oluşumuna yönelik önerilerinde ise bütünleşme boyutuyla ilgili işbirliği, sosyal etkinliklerin düzenlenmesi, katılımcı yönetim anlayışı; etkileşim ve takdir etme boyutuyla ilgili sağlıklı iletişim ve adil yönetim anlayışı kavramlarının yoğunlukla ifade edildiği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel verilerin nicel verileri desteklediği ve örtüştüğü görülmüştür. Eğitim bilimleri ve eğitim yönetimi alanlarında, örgütsel sinerji konulu olarak yapılan çalışmaların yeterli düzeyde olmadığı; sınırlı sayıda yapılan çalışmalarda ise ağırlıklı olarak nicel araştırma modellerinin uygulandığı tespit edilmiştir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Okul Öncesi Öğretmenlerinin Toplumsal Cinsiyet Algıları: Kültürel Zekâ ve Çok Kültürlü Eğitim Tutumlarıyla İlişkisi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) YEŞİL, ZEYNEP; Sevcan Yağan
    Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi öğretmenlerinin kültürel zekalarını, çokkültürlü eğitim tutumlarını ve sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarını cinsiyet, mezun olduğu bölüm, yaş, mesleki deneyim, eğitim durumu, görev yaptıkları bölgelere göre inceleyerek; okul öncesi öğretmenlerinin kültürel zekâları ve çokkültürlü eğitim tutumlarının sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarını yordayıp yordamadığı sorusuna cevap bulmaktır. Araştırmanın modeli nicel araştırmalardan yordayıcı korelasyonel araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde devlet okullarında görev yapan ve kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle katılan 382 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları İlhan ve Çetin (2014) tarafından Türkçe' ye uyarlanan; 4 alt boyut ve 20 maddeden oluşan Kültürel Zekâ Ölçeği; Yazıcı, Başol ve Toprak (2009) tarafından Türkçe' ye uyarlanan, 18 maddeden oluşan Öğretmenlerin Çokkültürlü Eğitim Tutum Ölçeği; Yıldız (2019) tarafından geliştirilen, 4 alt boyut ve 42 maddeden oluşan Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sınıf İçi Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeğidir. Araştırmada yapılan çoklu korelasyon sonucunda kültürel zeka ile çokkültürlü eğitim tutumları arasında (r= ,52) pozitif yönlü orta düzey anlamlı bir ilişki olduğu, kültürel zekâ ile sınıf içi toplumsal cinsiyet algıları arasında pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, çokkültürlü eğitim tutumları ile sınıf içi toplumsal cinsiyet algıları (r: - ,250) arasında negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucuna göre kültürel zekâ ve çokkültürlü eğitim tutumları bağımsız değişkenlerinin sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarındaki değişimin %13'ünü açıkladığı; dolayısıyla okul öncesi öğretmenlerinin kültürel zekâları ve çokkültürlü eğitim tutumlarının sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarını düşük düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    The Role of Tourism in Enhancing Türkiye Soft Power: Challenges, Opportunities and Strategic Developments
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) EL OUALI, SARAH; İbrahim Mensur Akgün
    This work examined the effect of tourism on Türkiye's soft power. It looks at the historical, cultural, and ecological richness of Türkiye with an emphasis on how tourism contributes to impact the global image of the country. The research discusses about the tourism economic contributions, cross-cultural exchanges, and international marketing campaigns by organizations like the Türkiye Tourism Promotion and Development Agency (TGA). But also about issues and recommendations, including racism, regional inequalities, and the role of the Turkish diaspora. International collaborations, CSR, and medical tourism are also examined as important facets of Türkiye's soft power. This work evaluates Türkiye's challenges, opportunities, and role in using tourism to gain international influence by carefully analyzing these fields.
  • Item type:Item, Access status: Open Access ,
    Ceza Muhakemesi Hukukunda Tutuklama
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) YILDIRIM, SEDA; Özdem Özaydın
    Ülkelerin ceza muhakemesi hukukunda koruma tedbiri olarak yer alan tutuklama ülkemizdeki Ceza Muhakemesi Kanun'unda da yerini almıştır. Tutuklama tedbirinin sınırları yasal düzenleme ile kati ve net biçimde çizilmiştir. Tutuklama, kişi hak ve özgürlüğüne derin sınırlamayı getiren bir koruma tedbiri olması sebebiyle ulusal ve uluslararası belge ve sözleşmelerde düzenlenmiştir. Kişilerin, haksız ve adalete aykırı gerçekleştirdikleri eylemler beraberinde kamu düzeninin bozulmasını meydana getirmektedir. Bu düzenin yeniden sağlanarak korunabilmesi gayesiyle ceza muhakemesinde koruma tedbirlerine başvurulması gerekmektedir. Koruma tedbirleriyle kişilerin belli bazı hak ve hürriyetleri geçici olarak kısıtlanmaktadır. Ancak sınırlandırma keyfilikten uzak, ölçülü, gerekli ve kanunda belirtilen şartlara göre yapılmalıdır. Koruma tedbirlerinin uygulanması kanunda belirtilen şartlara göre yapılmadığı takdirde hukuka aykırı hale gelir ve bu durum kişinin devletten tazminat isteme hakkı sonucunu doğurur. Ancak bu tedbirler kanuna uygun olarak uygulansa dahi kişinin sonradan suçsuz olduğu ortaya çıkar ve kişi beraat ederse yine bu koruma tedbiri mesnetsiz ve hukuka uygun olmayan hale dönüşmektedir. Hukuk devleti olabilmenin koşulu, hukuka aykırı olarak uygulanan koruma tedbirleri sonucu menfi etkilenen kişilerin manevi ve maddi yönlerden zararlarını karşılamaktır. Tutuklama koruma tedbirinin amacı, ceza muhakemesini en hızlı ve sağlıklı şekilde sonuçlandırmaktır. Tutuklama koruma tedbirine son çare olarak başvurulmalı ve cezalandırma amacıyla başvurulmaması gerekmektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Lefebvre'in Üç Boyutlu Triyalektiği Bağlamında Yerel Kent Hakkı Mücadelelerinin Mekân Üretimine Etkisinin İrdelenmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) HASTÜRK, CEYLİN ÇAĞLA; Zeynep Ayşe Gökşin
    Mekân, yalnızca fiziksel olarak üretilen somut bir olgu değil, toplumsal dinamikler ile şekillenen ve sürekli olarak yeniden üretilen bir süreçtir. Tarihsel süreçte mekânın üretimi farklı dönemlerde değişen sosyo-ekonomik ve politik etkilerle çeşitlenmektedir. Kapitalizmin kentsel süreçlerde egemen hale gelmesi, mekânların baskın otoritelerin kontrolüne geçmesine yol açmış ve mekân üretimine ilişkin eleştirel yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yaklaşımlardan biri olan ve çalışmanın temelini oluşturan Henri Lefebvre'in mekânsal kuramı, mekân üretiminin mekânsal pratikler, mekan temsilleri ve temsil mekanları olarak üç farklı boyutun mekândaki hâkimiyet ilişkileri ile şekillendiğini savunmaktadır. Neoliberalizmin etkisiyle sermaye odaklı hale gelen mekân, mekân temsillerinin hâkimiyetine girmiştir. Bu durum, yerel sakinlerin yaşadıkları mekânlardan dışlanmalarına ve karar alma süreçlerinden yoksun bırakılmalarına neden olmuştur. Kamusal mekânlar bu dinamiklerin en yoğun yaşandığı kentsel alanlar olarak öne çıkmaktadır. Bunların bir sonucu olarak hem dünyada hem de Türkiye'de kamusal mekânlar üzerinde çeşitli kent hakkı mücadeleleri ortaya çıkmıştır. Çalışmada, kent hakkı mücadeleleri ile Lefebvre'in üçlü mekânsal triyalektiği arasındaki ilişki ortaya konmaktadır. Kent hakkının ihlal edildiği, baskın ideolojiler tarafından planlanan, metalaştırılan ve kentlilerin süreçlerden dışlandığı politikaların mekân temsillerine karşılık gelmekte; buna karşın, kent hakkının kullanıldığı, bireylerin mekânı deneyimlediği, yaşadığı, karar süreçlerine katılım sağladığı ve sahiplendiği kentsel süreçler ise temsil mekânlarını ifade etmektedir. İki boyut arasındaki çatışma, mekânsal pratiklerin yeniden şekillenmesine neden olmaktadır. Çalışmada, kentlilerin kendilerini ifade ettikleri ve çeşitli mekânsal pratikler gerçekleştirdikleri kamusal mekânların, temsil mekânlarının hâkimiyetinde olması gerektiği savunulmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Türkiye'de ortaya çıkmış ve/veya sürdürülmekte olan yerel kent hakkı mücadelelerinin kamusal mekân üretimindeki etkisini, Lefebvre'in mekânsal üçlü triyalektiğine farklı ölçülerde müdahaleleri ve hâkimiyetlerine etkileri bağlamında araştırmak ve değerlendirmektir. Yöntemsel olarak nitel bir yaklaşımı benimseyen çalışmada, araştırma yöntemi olarak literatür taraması ve örnek incelemesi (vaka incelemesi); veri toplama tekniği olarak ise yarı yapılandırılmış mülakat, belge ve içerik analizleri kullanılmaktadır. Kavramsal çerçevede mekân ve mekân üretimi olguları, kent hakkı, kent hakkı mücadeleleri, dünyada ve Türkiye'de kentsel mekân ve kamusal mekân süreçleri dönemsel olarak ele alınmaktadır. Tezde sunulan kavramsal çerçeveden ve etki yaratmış dünya örneklerinden yola çıkılarak oluşturulan ve yerel kent hakkı mücadelelerinde örgütlülük biçimi, mücadele öncesi mekânsal pratikler, mekân temsilleri, temsil mekân örgütlenmeleri, mücadele sonrası mekânsal pratikler, mekân temsili projenin mücadele sonrası durumu, mücadele sonucunda baskın olan mekânsal boyut, mücadele sonrası örgütlülük durumu ve günümüzde baskın olan mekânsal boyut başlıklarını içeren analiz çerçevesi ile seçilen vakalarda mekân üretim süreçleri analiz edilmektedir. Vaka olarak Ankara'dan Güvenpark ve Ankapark Mücadelesi, İstanbul'dan Arnavutköy Semt Girişimi, Hasanpaşa Gazhanesi, Kuzguncuk Bostanı, Validebağ Korusu, Çanakkale'den Tekel ve Kanyak Fabrikası Mücadelesi seçilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştirilen mücadelelerde otoritelerin, ortaya koydukları mekân temsili projelerine yoğun bir şekilde odaklandığı, yerel sakinlerin ise bu kamusal mekânları temsil mekânı hâkimiyetine geçirebilmek için uzun ve zorlu süreçler geçirdiği görülmüştür. Yerel kent hakkı mücadelelerinde temsil mekânlarının kamusal mekân üretimlerindeki hâkimiyetinin güçlendirilmesi bağlamında, otoritelerin toplumsal dinamikleri dikkate alarak politikalar geliştirmesi, yerel halkın baş aktör olması, enformel olarak örgütlenen halkın formel bir örgütlenmeye gitmesi, mekânın kimliği ve toplumsal yapısına uygun, yaratıcı ve özgün pratiklerin geliştirilmesi, yalnızca protestolarla sınırlı kalmayan, düşünsel ve yaratıcı pratikli muhalefet anlayışının desteklenmesi, otoritelerin, mücadele mekânlarının çevresinde daha düzenli ve sürdürülebilir kentleşme süreçleri planlaması, mekân temsiline itiraz edilirken alternatif proje gösterilmesinin önemli olduğu tespit edilmiştir.