Welcome to IKU Institutional Repository


OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.

Supported by @SelenSoft Yazılım



Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    İnşaat Mühendisliği Öğrencilerinin İş-Yaşam Dengesi Algılarının Karşılaştırmalı Analizi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) AL-HAMADANI, SARAH; Mehmet Nurettin Uğural
    Çalışan kişilerin, iş hayatı ve iş dışındaki hayat olmak üzere iki temel yaşam alanı vardır ve bunlar arasındaki etkileşim çalışanlar için önemlidir. İş ve iş dışındaki hayat arasındaki denge, günümüzde akademisyenlerin ve işletme yöneticilerinin de dikkatini çeken konular arasında yer almaktadır. Çünkü iş hayatı ve kişisel yaşam arasında oluşacak bir dengesizlik, çalışanların tutum ve davranışlarında büyük değişikliklere ve negatifliklere sebep olmaktadır. Bu sebeple kişilerin iş hayatı ile ev hayatı arasında denge kurma istekleri vazgeçilmez hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, inşaat mühendisliği öğrencilerinin iş hayatı ve ev hayatı dengesi algılarının karşılaştırmalı olarak analiz edilmesidir. Bu çalışma ile son 20 yıldan beri önemini yitirmeyen iş hayatı-ev hayatı dengesi kavramı, inşaat mühendisliği öğrencileri açısından ele alınacak ve literatürde bu konuyla ilgili boşlukların altı çizilecektir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Female Empowerment Through Domestic Noir in Gillian Flynn's Gone Girl and A.S.A. Harrison's The Silent Wife
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) HADAOUİ, HOUCİNE; Gillian Mary Elizabeth Alban
    This thesis aims to introduce and explain what the domestic noir genre is and whether it should be considered an independent genre or sub-genre of crime fiction. It also examines how this new genre contributes to the literary domain and the way it empowers victims of domestic abuse. Through analysing the two novels Gone Girl by Gillian Flynn and A.S.A. Harrison's The Silent Wife, looking at the reasons women in the novels endured the abuse from their husbands, not being able to leave their abusive husbands and ending up choosing violence and murdering them. It also explores the motive behind the abuse committed by the male characters in the novels, what made them violent and abusive towards their partners and why they were unfaithful in engaging in relations with other women. This thesis has concluded that since its aim distinguishes it from crime fiction in its message and structure, domestic Noir depicts the struggles faced by women subjected to domestic abuse, who end up killing their husbands to save their own lives, unlike crime fiction, which describes a thrilling murder mystery. This thesis also reveals the subtle motivations driving the actions of both male and female characters, attributing them to societal pressures and parental abuse. This genre sheds light on the lives of abused women and their untold stories, concealed behind closed doors, raising awareness on this critical issue and empowering women in a similar circumstance to stand up for themselves, instead of waiting to be rescued.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Azerbaycan Sinemasında Toplumsal Cinsiyet Rolleri: "O Olmasın Bu Olsun" Filmi Üzerinden Bir İnceleme
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) NABIYEV, TURAL; Okan Ormanlı
    Bu tez çalışması, Azerbaycan sinemasında toplumsal cinsiyet rollerinin temsillerini tarihsel ve kuramsal bir çerçevede inceleyerek, Üzeyir Hacıbeyli'nin 1956 yapımı O Olmasın Bu Olsun filmi örneği üzerinden ayrıntılı bir analiz sunmaktadır. Çalışmasının ana amacı, O Olmasın Bu Olsun filmi üzerinden, Azerbaycan sinemasında toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl temsil edildiğini detaylı bir şekilde analiz etmek ve değerlendirmektir. Bu çalışma, filmdeki karakterlerin cinsiyet rollerinin, toplumsal beklentilerin ve stereotiplerin sinema aracılığıyla nasıl yansıtıldığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışmada, öncelikle Azerbaycan sinemasının doğuşundan başlayarak Sovyetler Birliği dönemi ve bağımsızlık sonrası döneme kadar uzanan tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Bu bağlamda, Azerbaycan sinemasının tarihi arka planı, Sovyet ideolojisinin etkileri altında sinema alanında yaşanan değişimler ve Azerbaycanlı kadınların toplumsal konumlarındaki dönüşümler ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Toplumsal cinsiyet kuramının kuramsal çerçevesinin sunulduğu tezde, cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolleri ve bu rollerin sinema sanatı aracılığıyla aktarılma biçimleri ele alınmıştır. Azerbaycan'da kadının toplum içindeki konumu, Sovyet ve bağımsızlık dönemlerinde yaşanan sosyal, politik ve kültürel değişimler perspektifinde incelenerek, sinemadaki temsilleri ortaya konmuştur. Araştırmanın ana odak noktası olan O Olmasın Bu Olsun filminin eleştirel söylem ve göstergebilimsel yöntemlerle yapılan analizinde, filmin hikayesi, karakterleri ve sinematografik unsurları toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları sorunlar ve ataerkil değerlerin eleştirisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Filmde kadının geleneksel toplumsal normlar karşısındaki konumu, aile baskısına karşı duruşu ve özgür irade arayışı irdelenerek, Azerbaycan sinemasının toplumsal cinsiyet rollerini nasıl yansıttığı vurgulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, O Olmasın Bu Olsun filmi, dönemin patriyarkal toplum yapısını eleştirel bir bakış açısıyla sunarken, kadının toplum ve aile içinde karşılaştığı kısıtlamaları da çarpıcı bir şekilde ele almaktadır. Film, kadın karakterlerin özgürlük ve bağımsızlık isteklerine odaklanarak, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini ve ataerkil düzeni sorgulayan unsurlar içermektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Okul Öncesi Eğitim Ortamlarında Çocuğun Katılım Hakkının Değerlendirilmesi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) SEMERCİ, GÜNCE; Mehmet Toran
    Çocukların katılım hakkı yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda pedagojik bir gerekliliktir. Araştırmalar, çocuklara karar alma süreçlerinde aktif roller verilmesinin, onların demokratik bilinç geliştirmelerine katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur Çocuk katılımı, öğrenme sürecine dâhil olmayı, fikirlerin dikkate alınmasını ve aktif vatandaşlık anlayışını kapsar. Katılım, sadece fikir beyan etmek değil, aynı zamanda bu fikirlerin uygulanmasında rol almak anlamına gelmekte ve çocuğun aktif vatandaşlık sürecinde kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda bu araştırmada okul öncesi eğitim ortamlarında çocuğun katılım hakkının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, okul öncesi eğitim ortamlarında çocuğun katılım hakkını derinlemesine anlamak amacıyla nitel bir araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve bu kapsamda fenomenolojik desen (olgubilim) kullanılmıştır. Araştırmanın temel odak noktası, katılımcıların "çocuğun katılım hakkı" olgusuna ilişkin yaşantılarına ve bu yaşantılara yükledikleri anlamlara ulaşmaktır. Araştırmanın çalışma grubu okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 16 öğretmenden oluşmaktadır. Çalışma grubu belirlenirken ölçüt örneklem yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunun ölçütünde, okul öncesi öğretmenliği ya da çocuk gelişimi bölümünden lisans düzeyinde mezun olma koşulu bulunmaktadır. Çalışma grubu olarak belirlenen öğretmenlerden tamamen gönüllülük ilkesine bağlı olarak, gereken izinler alınarak yürütülmüştür. Öğretmenlerin mesleki deneyimleri 2 yıl ile 9 yıl arasında değişmekte olup, büyük çoğunluğu 4 ve 5 yaş grubu çocuklarla çalışmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile bireysel görüşmelerle toplanmış ve her görüşme ses kaydıyla kayıt altına alınmıştır. Kayıtlar, araştırmacı tarafından eksiksiz biçimde yazıya dökülerek analiz sürecine dâhil edilmiştir. Analiz süreci boyunca araştırmacı, nitel araştırma ilkelerine bağlı kalmış ve veriler yorumlayıcı bir perspektif doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen nitel verilerin sistematik olarak çözümlenmesi amacıyla MAXQDA nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Veri analizleri iki ana tema ve yedi alt kategori ortaya çıkarmıştır. İlk tema, "Açığa Çıkan Çocuk Katılımı Düzeyleri"dir ve Hart'ın basamaklarına dayalı beş kategoriden oluşmuştur: Manipülatif Pratikler, Dekoratif Katılım, Sembolik Katılım, Bilgilendirilerek Görevlendirme ve Danışılarak Bilgilendirme. Bu kategoriler, okul öncesi ortamlarda çocuk katılımının gerçek düzeyini yansıtmakta olup, özellikle manipülatif ve dekoratif uygulamaların yüksek frekansı katılımın çoğunlukla yüzeysel kaldığını göstermektedir. İkinci tema "Katılımı Desteklemede Öğretmen" başlığı altında, öğretmenlerin katılımı nasıl desteklediği ve çocuk öznelliğine ilişkin algıları incelenmiştir. Bu tema altında "Katılımda Öğretmenin Rolü" ve "Çocuk Öznelliğine İlişkin Tutum" olmak üzere iki kategori tanımlanmıştır. Analizler, öğretmenlerin rehber, gözlemci ve eşit katılımcı roller üstlendiğini, ayrıca çocukları birey olarak görme ve haklarını gözetme yönünde tutum geliştirdiklerini açıkça ortaya koymuştur
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Genç Yetişkinlerde Anksiyete Düzeyinin Sosyal Destek Algısı Aracılığıyla Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkisi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2025) FIRAT, ALİ EREN; Yusuf Özay Özdemir
    Bu araştırma, genç yetişkin bireylerde anksiyete düzeyinin psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini ve bu ilişkide algılanan sosyal desteğin aracılık rolünü incelemektedir. Araştırmaya Türkiye genelindeki üniversitelerden, 18-30 yaş aralığındaki toplam 385 genç yetişkin katılmıştır. Katılımcıların %51'i kadın (n = 195) ve %49'u erkek (n = 190) bireylerden oluşmaktadır. Katılımcılar yaş dağılımı açısından incelendiğinde, %73'ünün 18–25 yaş aralığında (n = 279), %27'sinin ise 26–30 yaş aralığında (n = 106) yer aldığı görülmektedir. Katılımcıların %23'ü daha önce psikolojik destek aldığını, %77'si ise almadığını belirtmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Demografik Bilgi Formu, Beck Anksiyete Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş; betimsel istatistiklerin yanı sıra Pearson korelasyon, çoklu regresyon ve aracı değişken analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucuda elde edilen bulgular, anksiyete düzeyinin psikolojik iyi oluş üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir yordayıcı olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, algılanan sosyal desteğin bu ilişkide kısmi bir aracı rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, sosyal destek ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu çalışma, genç yetişkinlerin ruh sağlığını desteklemede sosyal desteğin önemli bir koruyucu faktör olduğunu vurgulamakta; bireysel danışmanlık süreçleri, grup temelli psikoeğitim programları ve önleyici müdahale uygulamaları için katkı sağlayabilecek nitelikte bulgular sunmaktadır.