Welcome to IKU Institutional Repository
OpenAccess@IKU is Istanbul Kultur University's Institutional Repository , established in June 2014 to digitally store and provide open access to academic and artistic outputs in line with international standards and intellectual property rights. The system includes various outputs such as articles, presentations, theses, books, book chapters, reports, encyclopedias, and works of art produced by the university's faculty members and students.
IKU University Open Access System serves scientific and artistic products such as books, articles, articles, theses, encyclopedias and works of art produced by our faculty members and students in accordance with international standards and intellectual property rights.

Recent Submissions
Item type:Publication, Access status: Open Access , İnsan Kaynaklarında Veri Koruma ve Stratejik Yönetim: KVKK-GDPR Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2026)SARP HÜSEYİN, PINARBu çalışma, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) insan kaynakları yönetimi (İK) süreçleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Literatür incelemesi, GDPR’a ilişkin araştırmaların Avrupa merkezli ve yoğun olduğunu; buna karşılık Türkiye bağlamında KVKK’nın İK süreçlerindeki yansımalarının daha sınırlı ölçüde ele alındığını ortaya koymaktadır. Bu boşluğu gidermek amacıyla araştırma, iki temel soruya odaklanmaktadır: (1) İnsan kaynakları departmanları, çalışan verilerinin korunmasında hangi ilkelere ve uygulamalara dikkat etmelidir? (2) KVKK ve GDPR arasındaki farklılıklar, İK süreçlerini nasıl şekillendirmektedir? Çalışma, kuramsal temelini Kurumsal Teori ve Kaynaklara Dayalı Görüş (RBV) yaklaşımlarına dayandırmaktadır. Bulgular, her iki düzenlemenin hukuka uygunluk, şeffaflık ve veri minimizasyonu gibi ortak ilkeler getirdiğini; ancak düzenleme ve uygulama yöntemleri açısından bazı farklılıklar içerdiğini göstermektedir. GDPR, çalışan verilerinin korunmasına ilişkin daha ayrıntılı düzenlemeler sunarken, KVKK da benzer temel ilkeleri benimsemekte ve uygulamada Kurul kararları ile rehberler önemli bir yönlendirici rol üstlenmektedir. İK profesyonelleri açısından öne çıkan uygulama zorlukları; hukuki bilgi eksikliği, teknik altyapı yetersizlikleri ve kurumsal farkındalık sorunlarıdır. Çalışma, veri korumanın yalnızca yasal bir uyum süreci değil, aynı zamanda örgütsel güven, etik yönetişim ve stratejik kaynak yönetimi açısından kritik bir unsur olduğunu ortaya koymakta hem akademik literatüre katkı hem de uygulamaya yönelik politika önerileri sunmaktadır.Item type:Publication, Access status: Open Access , Wild Mushroom Tylopilus Felleus Antioxidant, Anticholinesterase and Oxidant Status and Heavy Metal Contents(İzzet Kara, 2026) ;Bal, Celal ;KORKMAZ, ARAS FAHRETTİN ;Baba, Hayri ;Akata, IlgazSevindik, MustafaMushrooms play essential roles in natural ecosystems due to their ecological functions and bioactive potential, and many species are also valued for nutritional and medicinal purposes. In the present study, the antioxidant and oxidant status, anticholinesterase activity, and heavy metal contents of the fruiting bodies of the wild mushroom Tylopilus felleus (Bull.) P. Karst. were investigated. Total antioxidant status (TAS) and total oxidant status (TOS) were determined using Rel Assay commercial kits, and the oxidative stress index (OSI) was calculated accordingly. Anticholinesterase activities against acetylcholinesterase (AChE) and butyrylcholinesterase (BChE) were evaluated based on the Ellman method, with galantamine used as a reference inhibitor. Heavy metal contents, including Fe, Zn, Cu, Pb, and Ni, were quantified using an atomic absorption spectrophotometer (Agilent 240FS AA). The TAS, TOS, and OSI values of T. felleus were found to be 3.427±0.147, 20.512±0.266, and 0.601±0.031, respectively. Elemental analysis revealed Fe, Zn, Cu, Pb, and Ni contents of 119.57±12.78, 21.07±1.69, 44.10±2.07, 2.89±0.47, and 0.82±0.011 mg/kg, respectively, all of which were within ranges reported in the literature. The mushroom extract exhibited moderate inhibitory activity against AChE (IC₅₀: 192.16 ± 3.15 μg/mL) and BChE (IC₅₀: 236.99±1.22 μg/mL) compared to galantamine. Overall, the findings suggest that T. felleus represents a potential natural source of antioxidant compounds with supplementary anticholinesterase activity.Item type:Publication, Access status: Restricted , Sürdürülebilirlik Temalı Reklamlara İlişkin AB Hukukundaki Gelişmeler(Seçkin Yayıncılık, 2026)GÜNDOĞDU, FATİHSon yıllarda tüm dünyada çevre bilincinin artması etkilerini tüketici davranışlarında da göstermiş ve tüketiciler çevre dostu ürün ve hizmetleri tercih eder hale gelmişlerdir. Çevre bilincine sahip tüketicilerin varlığı satıcı ve sağlayıcı konumundaki şirketleri da çevre dostu ürün ve hizmet sunulmasıyla ilgili çalışmalara yönelmiştir. Bu şirketler tüketiciye sundukları mal ya da hizmetlerin tüketici tarafından daha çok ilgi görmesi için, yaptıkları reklamlarda bu mal ya da hizmetlerin çevre dostu olduğunu vurgulamaya başlamışlardır. Ancak piyasaya sunulan ürün ve hizmetin çevreye etkileri bakımından yapılan reklamlarda belirtilen hususlar her zaman gerçeği yansıtmamaktadır. Satıcı ve sağlayıcıların, sundukları mal ve hizmetlerin çevresel etkilerini gizleyerek, bunların iklim üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunmaları ve bir anlamda tüketicinin çevreyle ilgili duyarlılığını kötüye kullanmaları “yeşil aklama” (Greenwashing) olarak adlandırılmaktadır. Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik açısından olumsuz sonuçların doğmasına yol açan bu husus AB Direktifine konu olmuştur. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından yayımlanan 2024/825 AB sayılı Direktif ve henüz yürürlüğe girmemiş 2023 tarihli “Yeşil Beyanlar Direktifi” tüketicilerin ürün ya da hizmet satın alırken çevre dostu seçimler yapmalarına yardımcı olmak amacını taşımaktadır.Item type:Publication, Access status: Restricted , Alman Ceza Hukukunda Finansal Ajan (Finanzagent): Dolandırıcılık Suçuna İştirak ile Kara Para Aklama Suçu Arasındaki Ayrımın Alman Federal Yüksek Mahkemesi İçtihadı Çerçevesinde İncelenmesi(Seçkin Yayıncılık, 2026)KÖKER, NİLÜFERFinansal ajan ((Finanzagent), özellikle malvarlığına karşı işlenen ve banka transferleri aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarında suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin kabulü, aktarılması ve kaynağının gizlenmesi süreçlerinde önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu durum, finansal ajanın öncül suça sağladığı katkının hangi hâllerde dolandırıcılık suçuna iştiraki oluşturacağı, hangi hâllerde ise öncül suçun tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen işlemler nedeniyle ayrıca kara para aklama suçundan sorumluluğun doğacağı sorusunu Alman ceza hukukunun güncel tartışma alanlarından biri hâline getirmiştir. Bu çalışmada öncelikle finansal ajan kavramının hukuki çerçevesi ile uygulamadaki görünümü ortaya konulmuş; ardından finansal ajanın dolandırıcılık suçuna yardım etme ve kara para aklama suçu bakımından cezai sorumluluğuna ilişkin dogmatik esaslar incelenmiştir. Çalışmanın ağırlık noktasını ise Alman Federal Yüksek Mahkemesinin (Bundesgerichtshof - BGH) konuya ilişkin içtihadının kronolojik ve dogmatik analizi oluşturmaktadır. Bu kapsamda, BGH’nin finansal ajanın cezai sorumluluğunun gelişimini şekillendiren 2013-2026 yılları arasında verdiği temel kararlar sistematik biçimde değerlendirilmiş; öncül suça iştirak ile kara para aklama sorumluluğu arasındaki ilişkinin ve özellikle öz aklama (Selbstgeldwäsche) kurumuna ilişkin güncel yaklaşımın zaman içerisindeki gelişimi ortaya konulmuştur. Çalışmada, finansal ajanın cezai sorumluluğunun soyut nitelendirmelerden hareketle değil; somut olayın özellikleri, suç planı içerisindeki fonksiyonel konumu, suç gelirleri üzerindeki fiilî tasarruf imkânı, öncül suçla olan bağlantısı ve kastının kapsamı birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, öncül suça iştirak ile sonradan gerçekleştirilen kara para aklama fiilleri arasındaki dogmatik sınırın belirlenmesinde BGH içtihadının geliştirdiği ölçütlerin sistematik bir bütün oluşturduğu; söz konusu yaklaşımın, Türk ceza hukuku uygulamasında giderek daha sık karşılaşılan benzer uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde de karşılaştırmalı hukuk bakımından önemli ölçüde yol gösterici nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir.Item type:Publication, Access status: Restricted , Özel Borç İlişkilerinde Kanundan Doğan Giderleri ya da Masrafları Ödeme Yükümlülüğünün Karşılıklılık (Synallagma) İlişkisi Bakımından Değerlendirilmesi(Seçkin Yayıncılık, 2026)ZİYAN, AYŞEBu çalışmada, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) düzenlenen özel borç ilişkilerinde kanundan doğan gider veya masraflara katlanma yükümlülüklerinin, edimler arasındaki karşılıklılık (synallagma) ilişkisi içindeki yeri incelenmektedir. Doktrinde ağırlıklı olarak kabul gören sebep-amaç teorisi ışığında; hizmet sözleşmesinde (TBK m.414), kira sözleşmesinde (TBK m.303, 341), eser sözleşmesinde (TBK m.481) ve vekâlet sözleşmesinde (TBK m.510) yer alan özel düzenlemeler incelenerek, ilgili düzenlemede yer alan edimin niteliği de yer verilerek, gider ya da masraf ödeme borçlarının karşılıklılık ilişkisindeki yeri ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
